İletişim Başkanlığı’nın resmi internet sitesi üzerinden yapılan açıklamada, “Son günlerde Trafik Kanunu’nda yapılan değişiklikler üzerinden sosyal medyada çok sayıda yanıltıcı içeriğin dolaşıma sokulduğu tespit edilmiştir” ifadesi yer aldı.
Açıklamada, mevcut düzenlemenin çarpıtıldığı belirtildi ve açıklama şöyle devam etti: “Mevcut düzenlemeler çarpıtılarak ya da uygulama yönetmeliğiyle detaylandırılacak hususlar kesinleşmiş gibi sunularak kamuoyunda “araç içinde telefon tutucu ve koku yasaklandı” gibi çeşitli iddialarla endişe ve algı oluşturulmak istenmektedir”.
ARAÇ İÇİNDEKİ EKİPMANLARLA İLGİLİ UYGULAMANIN ESASLARIHNA DAİR ÇALIŞMA SÜRÜYOR
İletişim Başkanlığı’nın yaptığı açıklama şöyle sürdürüldü: “Araç içi kullanım ve ekipmanlara ilişkin yeni uygulama esaslarını belirleyecek yönetmelik çalışmaları devam etmektedir. Bu süreçte trafik ekiplerince sürücülere yönelik bilgilendirme faaliyetlerine ağırlık verilmektedir. Vatandaşlarımızın spekülasyon içeren paylaşımlara itibar etmemesi, yalnızca yetkili merciler tarafından yapılan açıklamaları dikkate alması önemle rica olunur.”
ARAÇLARDA KULLANILMASI YASAK VE İZNE TABİ OLAN KONULAR
Öte yandan İçişleri Bakanlığı kaynaklarının daha önce yaptıkları açıklamalara göre Araçlarda “modifiye” olarak yapılan bir dizi değişiklik yapıldı. Söz konusu değişiklikler diğer sürücülerin ve araç kullanan sürücünün güvenliği düşünülerek düzenlendi. Araçlara eklenen gövde kitleri, yani, tekerlek çamurlukları, yan etekler, kaputlar, ızgaralar, ön ve arka tampona eklemeler, tavan havalandırmaları fabrika çıkışında yoksa cezaya tabi tutulacak. Far değişiklikleri, araçlara orijinal olmayan yönetmeliğe aykırı far takma, arka stopları değiştirmek, tamponlara, araç üstlerine güçlü ışıklar takmak, xenon farlar takmak da yasaklandı ve bu uygulama diğer sürücülerin görüş açısını engellediği için elzem olarak görülüyor. Araçlara abarth adı verilen yüksek ses çıkaran egzoz takmak, cip takarak, tuning gibi yöntemlerle motorun gücünü artırmaya çalışmak da yasaklandı. Vatandaşın büyük bölümü bu yasakların gelmesi gerektiğini ortaya koyarken, sosyal medyada davul çaldığı tabir edilen bir grubun sesi çok çıktığı için toplumda sanki bu uygulamalardan rahatsızlık var gibi bir algı da ortaya çıktı.