Fon soruşturması hakkında bir açıklama yapan AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş, söz konusu soruşturma kapsamında mağdur olan kişilere normal şartlarda mağdur denmeyeceğini ifade etti. Soruşturmanın nereye giderse gitsin kararlılıkla hareket edileceğini belirten Milletvekili İsmail Güneş, şöyle söyledi: “Buradaki kişilere 'fon mağduru' denebilir mi? Normal şartlarda denmez. Fakat piyasa oyuncuları içinde uyanık insanlar, vatandaşı soymak isteyenler olabilir. Buradaki işlem de buna benzer bir durum. Bir yatırım şirketi kuruyorsunuz, fon oluşturuyorsunuz ve belli hisseler üzerinden spekülasyon yapıyorsunuz. Var olmayan bir değeri artırıyorsunuz; para kazanmadığınız halde kazanmış gibi gösteriyorsunuz. Bunu duyan ve fazla para kazanma vaadine kapılan herkes buraya geliyor. Normal para piyasası fonları aylık yüzde 3 getirirken, burada yüzde 12 getiri elde etmeyi kendileri için iyi bir kazanç olarak görüyorlar ve isteyerek giriyorlar”.
ADETA BİR SAADET ZİNCİRİ YAPISI KURULUYOR
“Peki, burada yaşanan olay nedir?” sorusuna yanıt veren Milletvekili Güneş, şöyle dedi: “Normalde var olmayan bir değer, kazanılmayan bir para kazanılmış gibi gösterilmektedir. Özellikle halka açıklığı ve toplam değeri düşük olan 'küçük kağıtlar' üzerinden spekülasyon yapılarak hisseler 5, 10, 20 kat artırılmaktadır. Adeta bir Saadet Zinciri yapısı kuruluyor. Benim burada sormak istediğim şu: Maliye Bakanımız 4 Kasım 2025 tarihinde bununla ilgili bir demeç veriyor. Daha sonra Finansal İstikrar Komitesi 2 Aralık'ta bununla ilgili karar alıyor. SPK bunları görmüyor mu? Halka açıklık oranı ve toplam değeri az olan şirketlerde bazı yatırımcıların spekülasyon yapma ihtimali her zaman vardır. Bunu kim takip edecek? SPK ve Borsa İstanbul takip edecek. SPK bunu görüyor ve 28 Ağustos'ta bir karar alıyor. Bu kararı bu kadar geç almanızın sebebi nedir? Daha erken davranılamaz mıydı? Bunu özellikle sormak istiyorum.”
SİYASİLER VE BÜROKRATLARIN BURAYA GİRMESİ YASAL OLSA DA ETİK DEĞİL
Güneş, “Diğer taraftan, bu küçük hisseler çok kısa sürede çok hızlı değer kazanırken Borsa İstanbul bundan şüphelenip ilgili adımları atmış mıdır, atmamış mıdır? Buna bakmak lazım, işin bir ayağı budur. Tabii buraya giren, yatırım yapan herkesi suçlu ilan edebilir miyiz? Öyle bir şey yok. Eğer bu portföy yöneticileriyle hiçbir ilişkiniz yoksa, içeriden herhangi bir bilgi (insider trading) almadıysanız, tesadüfen buraya girip para kazandıysanız bu yasal bir süreçtir, suç oluşturmaz. Ancak siyasilerin ve bürokratların buraya girmesi yasal olsa bile etik olmayabilir. Dolayısıyla bu konuda daha da temkinli davranmak gerekir. Sayın Cumhurbaşkanımız da ifade etti: Ucu nereye giderse gitsin, herkesten hesap sorulacaktır. Sanki bunu yapanlar sadece AK Partiliymiş gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Örneğin, Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül'e yakın bir arkadaşın 15 milyarlık bir işleminden bahsediliyor. Yani bunun partiyle bir alakası yok; burada uyanık bir grup var. Bu grup karşısında gerekli tedbirlerin alınmasında ihmal mi vardır, başka bir şey mi vardır, bakılmalıdır. Diğer taraftan, biz bu fonu tasfiye ediyoruz. Suça karışmış portföy yöneticilerinin mal varlıklarına el koyduk. Peki, bunların yurt dışındaki mal varlıklarını getirecek miyiz? Bunu getirmek için bu kanunda yeterli bir hukuki dayanak var mı?” diye konuştu.





