Kültür

Belgeselci Alp Arslan Dur; Uşak-Denizli tarihi yolundaki dev güvenlik sisteminin nasıl ortaya çıkarıldığını anlattı

Osmanlı İmparatorluğu’nun Batı Anadolu’daki en stratejik ulaşım hatlarından biri olan Uşak-Denizli tarihi yolunun, bilinenin aksine sadece bir güzergâh olmadığı ortaya çıktı. Belgeselci Alp Arslan Dur yolun; hanlar, sarnıçlar ve karakollarla örülü devasa bir "güvenlik ve konaklama sistemi" olduğunun yürütülen bilimsel çalışmalarla ortaya konulduğunu söyledi.

Abone Ol

Çalışmaların Osmanlı arşiv belgeleri, tahrir kayıtları ve mühimme defterlerinin arazi gözlemleriyle eşleştirildiğini ifade eden Alp Arslan Dur, Karahallı ilçesine bağlı Dumanlı ve Beki köyleri ile çevre güzergâhlardaki gizemli yapıların tarih fonksiyonuna ışık tuttuğunu söyledi. Dur konuyla ilgili kişisel sosyal medya hesabında, "Bu tarihi yolun, sanılanın aksine sadece bir güzergâh değil; hanlar, sarnıçlar ve karakollarla örülü devasa bir güvenlik ve konaklama sistemi olduğu yürütülen bilimsel çalışmalarla ortaya konuldu" ifadesini kullandı.

UŞAK-DENİZLİ TARİHÎ YOLUNDAKİ DEV GÜVENLİK SİSTEMİ ORTAYA ÇIKARILDI

Uşaklı belgeselci Alp Arslan Dur, araştırmalar neticesinde elde edilen en çarpıcı verilerden birinin Karahallı’ya bağlı olan Dumanlı Köyü’nün 16'ıncı yüzyıldaki resmî statüsü olduğunu paylaştı. Dur, 1570 tarihli Osmanlı tahrir defterlerinde, köyde tam 27 Hâfız-ı Derbend (Geçit/Karakol Muhafızı) görev yaptığı belirlendiğini aktardı. Bu sayının ise Dumanlı’nın sıradan bir yerleşim yeri olmadığını, devlet tarafından bölgedeki eşkıya faaliyetlerine karşı özel olarak görevlendirilmiş, yüksek muafiyetlere sahip resmî bir askeri-idari geçit (derbent) merkezi olduğunu kanıtladığını söyledi.

ALP ARSLAN DUR: KAYIP "BEG OGAT HANI" DUMANLI ÖRENYERİ'NDE OLABİLİR

Mühimme Defterleri’nde yer alan 1568 tarihli kayıtlara göre dönemin Uşak Kadısı, bölgedeki yoğun eşkıya saldırıları nedeniyle "Beg Ogat" mevkiine acilen bir han yapılması ve güvenlik önlemleri alınması için İstanbul'daki merkezî yönetime rapor sundu. Bugün Dumanlı Köyü sınırları içerisinde yer alan ve halk arasında "Örenyeri" olarak bilinen kalın taş duvarlı devasa yapı kalıntısının, belgede adı geçen ve asırlardır yeri tam olarak bilinemeyen tarihî Beg Ogat Hanı olabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, yapının tarihî yol üzerindeki konumu ve mimari büyüklüğünün sıradan bir kır evinin çok ötesinde kamusal bir amaca hizmet ettiğini vurguluyor. Güzergâhın bir diğer önemli halkasını ise Beki Köyü oluşturuyor. Köyde halk arasında "Mülke" olarak anılan devasa kubbeli iki su sarnıcı, mimari yapıları ve taş örgü sistemleriyle dikkat çekiyor.

“BU GÜVENLİ KORİDOR, İMPARATORLUĞUN İÇ BÖLGELERİ EGE KIYILARINA BAĞLAYAN TİCARET DAMARLARINI KORUMA KARARLILIĞINI GÖZLER ÖNÜNE SERİYOR"

Alp Arslan Dur, arşivlerdeki Avganbeli, Hasköy-Üçkilise ve Beg Ogat kayıtlarının aynı tarih aralıklarında yoğunlaşmasının da, Osmanlı Devleti’nin bu hattı tesadüfi değil, bütüncül bir plan dahilinde koruduğunu gösterdiğini ifade etti. Dur, "Hasköy’den başlayıp Kalemoğlu Köprüsü, Kırkyaren, Beki ve Dumanlı üzerinden Denizli-Bekilli’ye uzanan bu güvenli koridor, imparatorluğun iç bölgeleri Ege kıyılarına bağlayan ticaret damarlarını koruma kararlılığını gözler önüne seriyor" dedi. Dur ayrıca, bölgede kesin tarihlendirme yapılması ve yapıların tam rollerinin tescillenmesi amacıyla arkeolojik yüzey araştırmaları ve malzeme analizlerinin derinleştirilerek sürdürülmesinin hedeflendiğini de belirtti.