İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF), Beyoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Beyoğlu Eğitim ve Kültür Vakfı işbirliğiyle Şişli'deki Grand Cevahir Otel ve Kongre Merkezi'nde "Filistin İçin Adalet: Zulme Karşı Direniş" ana temasıyla düzenlenen "5. Uluslararası Model İslam İşbirliği Teşkilatı Liseler Zirvesi" ikinci gününde devam ediyor. Zirvede konuşan Bilal Erdoğan, programa katılan gençlerin taşıdığı potansiyelin ulusların, etnik kimliklerin sınırlarını aşan bir durum olduğunu belirterek, gençlerin Müslüman dünyanın şu anda sahip olduğu en stratejik imkanlar olduğunu dile getirdi. Erdoğan, son yıllarda yaşanan küresel sarsıntıların insanlara çok şey öğrettiğini vurgulayarak, "Pandemi, savaşlar, tedarik zincirlerinin çöküşü, yoksulluğun derinleşmesi, yapay zeka yarışının oluşturduğu eşitsizlikler... İnsanlık büyük teknolojik kapasiteye sahip olduğu halde adalet üretemiyor. Devasa ekonomik sistemler kurmuş olmamıza rağmen insan onurunu koruyacak düzen tesis edemiyoruz. Aslında yaşadığımız kriz ekonomik, teknik ve siyasi bile değil, yaşadığımız kriz ahlak krizidir." ifadelerini kullandı.
“DÜNYANIN VİCDANINI MÜSLÜMAN GENÇLER OMUZLUYOR”
Değerlerin, adalet duygusunun ve insanlık hassasiyetinin geri çekildiği bir dönemden geçildiğini belirten Erdoğan, "Filistin'de yaşanan her hadise, modern dünyanın makyajını kazıyor ve bize düzenin çürümüş kolonlarını gösteriyor. Hukukun nasıl araçsallaştırıldığını, uluslararası mekanizmaların nasıl güç sahiplerinin çıkarına göre hareket ettiğini, insan hayatının nasıl bir pazarlık nesnesine dönüştüğünü hep birlikte görüyoruz. Ama bir şeyi daha görüyoruz, bugün dünyanın vicdanını omuzlayanlar Müslüman gençlerdir. Filistin adına yükselen seslerin büyük kısmı, sizin neslinizin sesi. Bu, bize büyük bir şey söylemekte; bu çağın en etkili gücü yalnızca tanklar, ordular, savaş araçları değil, hakikatin peşinde koşan, sesini duyurabilen ve birbirini uyandırabilen gençliktir." dedi. Erdoğan, Filistin meselesinin artık birkaç ülkenin politik meselesi değil, modern dünyanın ahlaki meşruiyet testi olduğuna işaret ederek, "Filistin'de sadece askeri bir saldırıdan söz etmiyoruz. Aynı zamanda hafızanın silinmeye çalışıldığı, gerçeklerin çarpıtıldığı, bir halkın toplumsal varlığının yok edilmeye çalışıldığı bir süreçten söz ediyoruz. Bu süreçte uluslararası hukuk çoğu zaman suskun, uluslararası kurumlar etkisiz, batı ülkeleri çifte standart içinde ama tüm bunların üzerinde yükselen çok önemli bir şey var; dünyanın dört bir yanından toplanan sizler gibi gençlerin kararlı duruşu." ifadelerini kullandı.
“GENÇLİĞİN GÖREVİ YALNIZCA SES YÜKSELTMEK DEĞİL”
Bugünün gençlerinin bilgiye erişim hızı, iletişim becerisi, dijital etkinlik ve küresel ağlar sayesinde hakikati anında ortaya çıkarabilme kapasitesine sahip olduğunu belirten Erdoğan, gençlerin Filistin konusundaki sosyal medya paylaşımlarının, dijital kampanyaların, uluslararası platformlardaki sunumların ve bilinçlendirme çalışmalarının Filistin'in yalnız olmadığını gösteren yeni araçlar olduğunu söyledi. "Ama gençliğin görevi yalnızca ses yükseltmek değildir. Bugün Filistin'e verilecek en güçlü desteklerden biri de şudur: Müslüman dünyanın ekonomik ve entelektüel kapasitesini büyütmek çünkü güç adaletin alternatifi değildir ama adaletin gerçekleşmesini kolaylaştırır." diye konuştu. Bugün seslerin duyulması için güçlü teknolojik, ekonomik ve kültürel zemin olması gerektiğine dikkati çeken Erdoğan, Müslüman gençler üretmeye başladığında temsil gücünün de artacağını, temsil gücü arttıkça da adalet talebinin çok daha yüksek karşılık bulacağını vurguladı. Filistin için adalet arayışının sadece meydanlarda değil, girişimcilikte, AR-GE’de, teknolojide, medyada, diplomaside ve kültürde sürdürülecek uzun bir yürüyüş olduğunu dile getirdi.
“GİRİŞİMCİ NESİL TARİHSEL BİR İDDİADIR”
Girişimciliğin sadece ekonomik faaliyetlerden ibaret olmadığını, bir değer üretme biçimi ve toplumsal dönüşüm aracı olduğunu belirten Erdoğan, Müslüman dünyanın girişimcilikte yükselişinin uzun yılların özgüven açığını kapatabilecek bir dinamizme sahip olduğunu söyledi. "Bu yüzden sizin kuşağınızı 'girişimci nesil' olarak tanımlamak, sadece ekonomik bir etiket değil, aynı zamanda tarihsel bir iddiadır." ifadelerini kullandı. Bu coğrafyada girişimciliğin her zaman büyük dönüşümlerin kıvılcımı olduğunu belirterek, "Selçuklu'dan Osmanlı'ya, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e her medeniyet hamlesi önce zihinsel bir yenilenmeyle sonra ekonomik bir hareketlenmeyle başlamıştır. Bugün de aynısı geçerlidir. Müslüman genç girişimciler yaptıkları işlerle sadece kendi bireysel başarılarını değil, tüm Müslümanların küresel prestijini de yükseltmektedir." dedi. Türkiye'nin kişi başı milli gelirinin son 20 yılda 3 bin dolardan 15 bin doların üzerine çıktığını ve GSYH’nin 200 milyar dolardan 1,5 trilyon dolar seviyesine ulaştığını belirten Erdoğan, bunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğiyle gerçekleştiğini, bu gelişmenin Müslüman dünyaya yeni bir özgüven sağladığını ifade etti. "Filistin için adalet mücadelesinin uzun vadeli ayağı budur. Müslüman dünyanın ekonomik ve entelektüel gücünü büyütmek, bunu bu salondaki gençler yapacak." dedi.
“DİJİTAL HEGEMONYAYLA MÜCADELE ETMEK”
Bu buluşmanın en önemli yanının gençliğin kendi kimliğini yeniden keşfetmesi olduğunu söyleyen Erdoğan, Müslüman gençliğin aklı ve kalbi birleştiren, bilgiyi ahlakla, ahlakı cesaretle, cesareti de hikmetle dengeleyen bir yapıya sahip olduğunu anlattı. Bugünün dünyasında bu dengenin çok kıymetli olduğunu belirterek, "Bu çağda bilgi üretmeyenin fikir üretemeyeceğini, fikir üretmeyenin temsil gücünü kaybedeceğini, Filistin davasının da küresel adalet mücadelesi olduğunu" vurguladı. "Yeni bir çağın içindeyiz; gerçeğin bile bazen görüntünün arkasına saklandığı, algı ile hakikat arasındaki çizginin bulanıklaştığı, dijital imparatorlukların zihinleri şekillendirdiği bir çağ. Bu çağda Filistin'i anlamak yalnızca coğrafyayı anlamak değildir, aynı zamanda dijital hegemonyayla mücadele etmektir." diyen Erdoğan, Batı’nın yüzyıllardır sürdürdüğü “hikâye yazma üstünlüğünün” bugün sosyal medya, Hollywood, haber ağları ve akademik literatürde yeniden üretildiğini ancak bu çağın genç Müslümanlarının bu hegemonya karşısında edilgen olmadığını söyledi. "Hakikatin izini süren bir gençlik, yapay gerçekliklere boyun eğmez." dedi.
Erdoğan, Filistin için adalet mücadelesinin sadece insanlık görevi değil, Müslüman dünyanın kendi potansiyelini açığa çıkarma süreci olduğunu ifade etti ve gençlerin sorularını yanıtladı. AK Parti Mersin Milletvekili Nureddin Nebati, İslam İşbirliği Gençlik Forumu Başkanı Taha Ayhan, Model İslam İşbirliği Teşkilatı Kurucu Başkanı Burak Ömer Demir, Beyoğlu Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Şaban Kurt, öğretmenler ve 56 ülkeden öğrencilerin katıldığı zirve, 1 Aralık’ta sona erecek.