İlk yerleşimi Cilalı Taş Devri'ne dayanan İzmir'in Selçuk ilçesindeki UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Efes Antik Kenti, tarih öncesinden Helenistik, Roma, Bizans, Beylikler ve Osmanlı dönemlerine uzanan izleriyle Anadolu'nun farklı dönemlerine ışık tutuyor. Anadolu Ajansı’nın sadece fotoğraf ve fotoğraf altı yazısı olarak geçtiği kısa bilgiye göre; Antik Çağ'ın önemli ticaret, siyaset ve kültür merkezlerinden biri olan kent, antik dünyanın yedi harikasından biri kabul edilen Artemis Tapınağı'nın kalıntılarına da ev sahipliği yapıyor. Tarihi ve kültürel mirasıyla ziyaretçilerin ilgi gösterdiği Efes Antik Kenti, yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktaları arasında yer alıyor.

DÜNYANIN YEDİ HARİKASINDAN BİRİ OLAN ARTEMİS TAPINAĞI BÜYÜK İLGİ GÖRÜYOR
Ege’de Yenigün İHS Editörünün derlediği bilgilere göre Efes Antik Kenti, dünya kültür mirasları arasında yer alıyorken, yerli ve yabancı turistlerin de yoğun ilgisini çekiyor. Vikipedi üzerinde yer alan bilgilere göre Efes Antik Kenti, tarih boyunca farklı dönemlerde yer değiştirmesi nedeniyle kalıntıları yaklaşık 8 kilometrelik geniş bir alana yayılmış önemli bir antik yerleşim olarak öne çıkarken; Ayasuluk Tepesi, Artemision, Efes ve Selçuk olmak üzere dört ana bölümden oluşan bölge, her yıl ortalama 1,5 milyon turist tarafından ziyaret ediliyor. Tamamı mermerden inşa edilen ilk kentlerden biri olarak bilinen Efes’te, dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilen Artemis Tapınağı buradaki en gözde yapılardan biri olarak dikkat çekiyor. Temelleri MÖ 7’inci yüzyıla kadar uzanan tapınak, Lidya Kralı Croesus tarafından yaptırıldı ve Yunan mimar Chersiphron’un tasarladığı yapı, dönemin önemli heykeltıraşlarının eserleriyle süslendi. 130x68 metre ölçülerindeki tapınak, hem dini hem de ticari amaçlarla kullanıldı ve MÖ 356 yılında Herostratus tarafından yakılan tapınaktan günümüze yalnızca bazı mermer kalıntılar ulaştı.

CELSUS KÜTAPHANESİ, MERYAM ANA EVİ VE YEDİ UYURLAR MAĞARASI DA EFES’TE
Efes’in en dikkat çeken yapılarından biri de Celsus Kütüphanesi olurken; Roma döneminde inşa edilen yapı, hem kütüphane hem de anıt mezar olarak kullanıldı. Efes valisi Celsius adına oğlu tarafından yaptırılan kütüphanede, kitap ruloları duvarlardaki nişlerde saklandı ve yapının cephesi 20’inci yüzyılda restore edilerek günümüze kazandırıldı. Bülbüldağı’nda yer alan Meryem Ana Evi ise Hristiyanlar için önemli bir hac merkezi olarak kabul edilirken, Hz. İsa’nın annesi Meryem’in son yıllarını burada geçirdiğine inanılırken, yapı farklı dönemlerde birçok dini ziyaretin odak noktası oldu. Efes’te bulunan bir diğer önemli nokta ise Yedi Uyurlar (Ashab-ı Kehf) Mağarası olarak biliniyor ve rivayete göre Roma İmparatoru Decius döneminde zulümden kaçan yedi gencin sığındığı yer olarak kabul edilen mağara, Bizans döneminde kiliseye dönüştürüldü. Yapılan kazılarda 5. ve 6. yüzyıla ait mezarlar ile çeşitli yazıtlar gün yüzüne çıkarılırken; Efes Antik Kenti, sahip olduğu tarihi, kültürel ve dini mirasla Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor.






