Eski Uşak’ın Aybey Mahallesi tarafına kurulduğunu belirten İbrahim Dağgezen, kentteki kamu binalarının büyük bölümünün dere yatağına kurulduğunu ve sıvılaşmanın olduğu bölgelerdeki yapılarla ilgili sağlıklı bir karar verilmediğini ifade etti. Uğur FM’den Hüseyin Özbek’in programında kentteki depremsellik ve yapılaşmayla ilgili açıklamalarda bulunan İbrahim Dağgezen, şehir planı yapılırken, İnşaat Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası ve ilgili akademik kurulların görüşünün mutlaka alınması gerektiğini kaydetti. Bugün sorun yaşanmamasının uzun vadede sıkıntıların önüne geçmeyeceğini dile getiren Dağgezen, “Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin bulunduğu noktadan tren yolunun geçtiğini biliyoruz ve burası ben yaptım oldu mantığıyla hareket edilerek inşa edildi. Yarın öbür gün acil bir hastayı ambulans götürürken, tren geçti diye 5 dakika geç kalınsa belki hasta kaybedilecek. Bunların hepsinin hesaplaması yapılmalıydı” dedi.
NORMALDE UŞAK’IN AYBEY MAHALLESİ GİBİ KUZEY BÖLGELERE DOĞRU BÜYÜMESİ GEREKİYOR
Uşak’ın verimli tarım arazileri üzerine ilerlemesinin doğru olmadığını kaydeden Dağgezen, “Şimdi illa soran arkadaşlar veya soran büyüklerimiz oluyor ve büyüklerimiz zaten daha tecrübeli. Uşak çok yanlış yere doğru bir gelişme gösteriyor. Uşak'ın eski Emniyet Müdürlüğü'nün arka tarafları, işte Eybek Tepesi diye tabir ettiğimiz Elmalıdere, Işık Mahallesi, diğer tarafta Fen İşleri Müdürlüğü tarafı, eski Gediz Yolu o taraflara büyümesi gerekiyor” dedi. Söz konusu bölgelerin zeminin sert olduğunu ve tarihi antik kentlerin de büyük bölümünün dağlık alanlara inşa edildiğini dile getiren Dağgezen, tarım arazilerinin bugün itibariyle katledildiğini söyledi.

“Biz maalesef tarım arazilerini katlediyoruz ve yine sıvılaşma, zemin sıvılaşmasının olduğu yerlere yapılaşma yapıyoruz” diyen Dağgezen, Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İl Emniyet Müdürlüğü ve Adliye binasının bulunduğu bölgelerin inşa edildiği alanlarda dere yatağı ve zemin sıvılaşmasının görüldüğünü ifade etti. Kentsel dönüşüm projesinin uygulandığı alandaki TOKİ konutlarının inşa edildiği bölgenin de dere yatığı olduğunu aktaran Dağgezen, “Bugün her hangi bir sorun olmuyorsa, bundan 20 yıl sonra, 30 yıl sonra olmayacak diye bir şey yok ki! Bir şekilde dere akıyor yatağına” ifadesini kullandı.
İNŞAAT MÜHENDİSLERİ İÇİN MÜTEAHHİTLERE SİTEMDE BULUNDU
Kentte binaları inşa eden mühendislerin düşük ücretlerle çalıştırılmasını da eleştiren Dağgezen, inşaat mühendisliği bölümünü bitirenlere yevmiyeci günlük çalışandan daha az para verilmesinin yanlış olduğunu aktardı. Dağgezen, “Mesela burada müteahhitlere de aslında ben serzenişte bulunmak istiyorum; inşaatta çalışan ustaya günlük 3 bin lira veriyor, aylık hadi 4 cuma pazar çalışmadı diyelim, 30 günü hesaplasak 90 bin lira, 80 bin lira gibi bir aylık bedel ödüyor inşaat ustasına ama onu denetleyecek mühendis arkadaşa maalesef bu parayı çok görüyoruz. Mühendise aylık 30 bin lira veriyor ve belki bu rakamdan da az veriyor. Sigortasını tam anlamıyla mühendislik bakımından göstermiyorlar. Önümüzdeki dönemlerde inşallah inşaat mühendislerini daha huzurlu ve daha güvenilir bir ortama sokmaya çalışacağız” ifadesini kullandı.


