Akbelen Ormanı’ndaki çevre mücadelesi sırasında gözaltına alınan Esra Işık'ın tutuklanmasına ilişkin, bir açıklama yapan Murat Dağı Yok Olmasın Platformu bileşenleri, Uşak Atatürk Anıtı önünde “Esra yalnız değildir” açıklamasında bulundu. Murat Dağı Yok Olmasın Platformu Sözcüsü Funda Öz Akcura, Esra Işık’ın madencilik ve enerjiden kazanılacak para için tutuklandığını ve acele kamulaştırma yasasının artık bu şekilde uygulanmaması gerektiğini ifade etti.
“KÖYLÜNÜN TOPRAĞI VE HAKKI ELİNDEN ALINIYOR”
Esra Işık’ın her zaman yanında olduklarını kaydeden Funda Öz Akcura, “Bir maden şirketi istediği için Esra’nın köyüne el koydular, zeytinliklerine terk et dediler. Esra mahkemedeyken Esra’nın evine girip tespit yapıp evine ve eşyasına değer biçtiler” dedi. Funda Öz Akcura, herkesin empati kurması gerektiğini belirterek, “Siz bir köyde yaşayıp tarım yapıyorsunuz ve bir gün TBMM’ye bizim vekillerimiz maden yasası getiriyor ve o vekiller bu yasayı onaylıyor. Ertesi gün maden şirketi diyor ki şu köyü ben istiyorum ve bunun arkasından bu köye devletin mekanizmaları gelip diyor ki; madencilik daha karlı ve senin tarımın bana para kazandırmıyor, o yüzden tarlanı bırak evini terk et diyor” ifadesini kullandı.
MADEN YASASI VE GENİŞLEME ENDİŞESİNİ DİLE GETİRDİ
Maden ve enerjinin daha karlı olmadığını kaydeden Funda Öz Akcura, köylünün maden şirketi ve yetkililerin kapıya gelmesinin ardından bu tespitten haberdar olduğunu belirterek, maden yasasının tüm Türkiye’nin sorunu olduğunu kaydetti. Uşak’taki altın madeni Kışladağ’ın kapasitesini yarın genişletmek istemesi durumunda, yeni yasanın genişlemeye izin verdiğini ifade etti. Akcura, “Aynı konu Murat Dağı için de geçerli ve Murat Dağı’nda hali hazırda bekleyen 3 şirket var ve 2’si altın, 1’i nikel için bekliyorlar. Biz bu yasayı iptal ettiremezsek, bunlar bakanlığa gidip Comurt veya Bahadır’ı istiyorum diyebilir. Bir kararnameyle bu köylü yerinden olabilir ve Murat Dağı olduğu gibi madencilere verilebilir” diye konuştu.
“ESRA IŞIK DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR”
Esra’nın yalnız olmadığını ifade eden Akcura, “Yarın öbür gün, Esra’nın çığlıklarını bu topraklarda Ayşe’lerden Mustafa’lardan duyabiliriz. 2018’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilen ama Türkiye Cumhuriyeti’nin tanımadığı Köylü Hakları Deklarasyonu “Köylü, zorla toprağından çıkarılamaz. Suya, tohuma, toprağa ulaşım hakkı temel haktır ve şirketler lehine köylünün köylülük hakkı gasp edilemez” der. Köylünün köylülük hakkı, gıdaya ulaşım hakkının, şehirlinin şehirli olma hakkının da güvencesidir. Bu mücadele Akbelen’den Murat Dağı’na, Kışldağ’a; tüm Anadolu’da maden ve enerji şirketlerine karşı milyonların ortak mücadelesidir. Talebimiz net, Esra Işık derhal serbest bırakılsın, maden yasası iptal edilsin ve Cumhurbaşkanlığının acele kamulaştırma yetkisi kaldırılsın” dedi.