Ekonomi

Uşak'ta yaşayan Elmas Göksu, eşini kaybettikten sonra başladığı arıcılıkla yeni bir hayat kurdu

Uşak’ta yaşayan Elmas Göksu, eşinin vefatının ardından, eşinden kalan 15 kovanla başladığı arıcılıkla 11 yıldır çocuklarına ve kendisine yeni bir hayat kurdu.

Abone Ol

Trafik kazasında ölen eşinin arıcılık hobisini meslek edinen 51 yaşındaki Elmas Göksu, 40 yaşından sonra bakmaya başladığı arılarla çocuklarına yeni bir hayat kurdu. Eşi ve çocuklarıyla Manisa'nın Soma ilçesinde yaşayan Elmas Göksu, 2015 yılında maden işçisi eşi Nedim Göksu'yu trafik kazasında kaybetti. Eşinin kaybıyla sarsılan Göksu, biri 3 diğeri 13 yaşındaki 2 kızıyla memleketi Kütahya'ya taşındı. Nedim Göksu'nun baktığı 15 kovandaki arılar da Kütahya'ya götürüldü. Çocuklarına bakabilmek için iş arayışına giren Göksu, kocasının hobi amaçlı yaptığı arıcılığı sürdürmeye karar verdi. Göksu, eşinden miras 15 kovanda arıcılık yaparken 2019 yılında büyük kızı Eda Nur, Uşak Üniversitesi Hemşirelik Bölümü'ne yerleşti. Baba mirası arılar, bu kez aileyle beraber Uşak'a taşındı. Göksu, burada İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce verilen arıcılık eğitimlerine katıldı, kendini geliştirdi. Arılarla yeni bir hayat kuran Göksu, onlardan elde ettiği kazançla ailesinin tüm ihtiyaçlarını karşılıyor.

ARI ÜRÜNLERİNİN BİRÇOĞUNU ÜRETİYOR

Göksu, kızlarının büyümesiyle gezgin arıcılığa da yöneldi. Daha fazla bal için il il gezen anne, kovan sayısını 200'e kadar yükseltti. Arı ürünlerinin birçoğunu üreten, arı satışı yapan Göksu, hibe destekli ana arı ve arı zehri üretim ekipmanlarını da alarak üretim çalışmalarına girişti.

Yılda 1-1,5 ton arasında bal ve 500-600 kilogram polenin yanı sıra arı sütü ve perga (arıların polenleri kovan içinde bal ve kendi enzimleriyle karıştırıp fermente ederek ürettiği arı ürünü) da üreten Göksu, yeni başladığı ana arı ve arı zehri üretimiyle kendisine yeni bir kazanç kapısı oluşturmayı hedefliyor.

"ARILAR EŞİMİN ÇOCUKLARI GİBİYDİ"

Elmas Göksu, AA muhabirine eşinin ani ölümünün ardından büyük bir üzüntü yaşasa da çocukları için mücadeleden bir an olsun vazgeçmediğini söyledi. Çocuğunun birinin çok küçük olması nedeniyle o dönem gün boyu sürecek bir işte çalışma imkanı bulamadığını anlatan Göksu, bu süreçte eşinin mirası arılarla hayata tutunduğunu belirtti. Göksu, arılarla uğraşmanın yaşadığı acıyı hafiflettiğine inandığını dile getirerek, şöyle konuştu:

"Bu arılar eşimin çocukları gibiydi. O çok seviyordu. Eşimi kaybettikten sonra çok büyük bir boşluğa, yalnızlığa düştüm. İki tane çocuğum için geçinebilmek adına bir şeyler yapmam lazımdı. Arılarla yola devam etmeye karar verdim. Bu arıların yanında bütün dünya telaşımı, acılarımı unuttum. Başarmanın tadına vardım. Çocuklarımdan sonra arılar benim her şeyim, bütün dünyam oldu. Sıkıntım, stresim olduğu zaman ben kendimi arıların yanında buluyorum."

BAL VERİMİ ALMAK İÇİN GEZGİN ARICILIĞA BAŞLADI

Daha fazla bal verimi alabilmek için gezgin arıcılık yapan Göksu, mevsime göre kovanlarını İzmir, Uşak ve Kütahya'ya götürüyor. Göksu sabit arıcılıkta bir kere bal alınabildiğini belirterek, "Ama gezgincilikte birkaç sefer bal alma şansın var. Poleni daha fazla alma, çok fazla koloni üretme şansın var. Diğer arıcılar beni gördüğü zaman gerçekten çok şaşırıyorlar. Tek başıma yapıyorum dediğimde çoğu insan da inanmıyor zaten. 'Bu erkek işi. Tek başına yapılacak bir iş değil' diyorlar. Severek yaptıktan sonra herkesin yapabileceği bir iş." diye konuştu.