Uşak İl Müftülüğü tarafından kentteki camilere gönderilen bugünkü Cuma Hutbesinde, tebliğ sorumluluğuna değinildi. Bugün Uşak ve diğer illerdeki camilerde okunacak hutbede, şu ifadeler yer aldı: Medineliler Allah Resûlü (s.a.s)’den İslam dinini kendilerine öğretecek bir kişi istediler ve bu talep kısa sürede karşılık buldu. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), bu önemli görev için Mus‘ab b. Umeyr’i seçti ve onu Medine’ye gönderdi. Hz. Mus‘ab; küçük büyük demeden herkese İslam’ı tebliğ etti, nice gönlün İslam’la buluşmasına vesile oldu. Öyle ki, bir yıl içerisinde Medine’de Efendimiz (s.a.s)’den bahsedilmeyen hiçbir ev kalmadı.
GENÇ MUSABIN BAŞARISININ TEMELİNDE PEYGAMBER AHLAKI YER ALDI
Genç Mus‘ab’ı kısa sürede bu denli başarılı kılan en önemli unsur, Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in güzel ahlakını kendisine rehber edinmesiydi. Peygamberimiz (s.a.s); yumuşak sözlü, güler yüzlü ve insanları incitmeyen bir üslup ile insanlara yaklaşan bir rahmet elçisiydi. O; zorlaştıran değil kolaylaştıran, nefret ettiren değil müjdeleyen bir anlayışla insanları İslam’a davet etti ve gönülleri kazandı. Cenâb-ı Hak, “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et…” ayetiyle İslam’a davetin herkesi kapsayan bir sorumluluk olduğunu açıkça ortaya koyuyor. İslam’ın güzelliklerini anlatmak ve hayatımızda görünür kılmak, her Müslüman için önemli bir kulluk görevi olarak kabul ediliyor. Her Müslüman; imkânı ölçüsünde söz ve davranışlarıyla ailesine, çevresine ve tüm insanlara örnek olmalı ve hakikati anlatma gayreti göstermelidir. Anne babalar, öğretmenler, esnaflar ve toplumun her kesiminden bireyler bu sorumluluğu yerine getirerek nebevî daveti taşımaktadır.
TEBLİĞDE NEZAKET VE DİKKAT SOSYAL HAYATTA ÖNEM TAŞIYOR
Tebliğin özünde bir gönle girmek vardır ve bu bazen bir tebessümle bazen de samimi bir selam ile gerçekleşir. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in Hz. Âli’ye buyurduğu, “Allah’a yemin olsun ki Rabbimizin senin vesilenle bir kişiyi hidayete erdirmesi, senin için dünyadan ve içindekilerden daha hayırlıdır” sözü, bu anlayışı açıkça ortaya koyar. Teknolojinin gelişmesi tebliğ yöntemlerini genişletirken sosyal mecralarda daha dikkatli olmayı da zorunlu hale getirmektedir. Yüce Rabbimizin, “İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında yaptıklarını gözetleyen ve kaydeden hazır bir melek bulunmasın” uyarısı bu konuda yol gösterici olmaktadır. Paylaşımlarda doğruluk, mahremiyet ve ölçüye dikkat edilmesi gerektiği vurgulanırken, düşünmeden söylenen sözlerin kalıcı yaralar açabileceği unutulmamalıdır.





