Sağlık

Yazın sıcağında yenidoğanların sıvı kaybı önlenmeli

Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Yenidoğan Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Öktem, yaz aylarında artan sıcaklıkların özellikle yenidoğan bebeklerde sıvı kaybı riskini artırdığını ve bu durumun kısa sürede ciddi tablolara dönüşebileceğini belirtti.

Abone Ol

Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Öktem, fazla giydirme, yetersiz beslenme, emzirme sırasında yaşanan sorunlar, kusma ve ishal gibi durumların bebeğin ihtiyacından daha fazla sıvı kaybetmesine neden olabileceğini vurguladı. Öktem, yenidoğan bebeklerde vücut sıvısı dengesinin yetişkinlere kıyasla çok daha hassas seyrettiğini aktararak, "İdrar miktarında azalma, ağız kuruluğu, gözyaşının olmaması, bıngıldakta çöküklük, halsizlik veya huzursuzluk gibi bulgular, sıvı kaybını gösterebilir. Özellikle yüksek sıcaklık, bebeğin fazla giydirilmesi ve yeterli beslenememesi, sıvı kaybını hızlandırabiliyor. Ailelerin özellikle idrar takibine ve bebeğin genel durumundaki değişikliklere dikkat etmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı. Bebeğin ön bıngıldağında çöküklük görülmesinin de dikkat edilmesi gereken bulgulardan biri olduğuna değinen Öktem, ciltte esnekliğin azalması, bebeğin halsiz veya huzursuz olması gibi değişikliklerin sıvı kaybına işaret edebileceğini kaydetti. Öktem, yenidoğanlarda sıvı kaybının bazı belirtilerinin aileler tarafından evde fark edilebileceğini vurgulayarak, "6 saatten uzun süre idrar çıkışının olmaması, idrarın az ve koyu renkli olması, ağız kuruluğu, tükürük miktarının azalması ve gözyaşının görülmemesi, sıvı kaybının belirtileri arasında yer alıyor." ifadesini kullandı.

"Yenidoğan bir bebeğin vücut ısısı 36,5-37,5 derece arasında olmalı"

Sıvı kaybından korunmada düzenli beslenmenin önemli olduğunu vurgulayan Öktem, bebeğin en geç 2-3 saatte bir beslendiğinden ve süt miktarının yeterli olduğundan emin olunması gerektiğini aktardı.

Öktem, sıvı kaybı belirtileri görülen bebeklerde yalnızca düzenli beslenmenin yeterli olmayabileceğine dikkati çekerek, "Özellikle ağır ve ileri süreçlerde, bebeği desteklemek amacıyla serum sıvı tedavisinin de kullanılması gerekebilir. Bu nedenle, bu tür klinik tablolar görüldüğünde mutlaka çocuk hekimine veya yenidoğan uzmanına başvurulmalı ve gerekli değerlendirmeler yapılmalı." değerlendirmesini yaptı. Yenidoğanların bulunduğu oda sıcaklığının da yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Öktem, yaz günlerinde oda sıcaklığının 22-24 derece arasında tutulmasını önerdi.

Gereğinden fazla giydirmesi, sıvı kaybına yol açabilir.

Öktem, bebeğin gereğinden fazla giydirilmesinin de sıvı kaybını artırabileceğini hatırlatarak, şunları kaydetti: "Klima, vantilatör veya cam açarak odayı havalandırmak mümkün ancak havanın doğrudan bebeğe temas etmemesi gerekiyor. Genel kuralımız, anne ve babanın evde ne giydiğine bakarak, bebeğe de yaklaşık bir kat daha fazla kıyafet giydirilmesi. Bebeği çok katlı giydirmekten kaçınmak gerekiyor. Ailelerin bebeğin vücut sıcaklığını değerlendirirken yalnızca el ve ayaklarına bakması doğru değil. Bebeğin el ve ayaklarındaki dolaşım yeterli olmadığı için bu bölgeler daha soğuk hissedilebilir. Bu nedenle anne ve babanın bebeği daha soğuk zannederek gereğinden fazla giydirmesi, sıvı kaybına yol açabilir. Evde termometre bulundurulmasını öneriyoruz. Bebeğin göğüs veya ense bölgesinde ısı artışı hissedildiğinde ölçüm yapılmalı. Yenidoğan bir bebeğin vücut ısısı 36,5-37,5 derece arasında olmalı." Yenidoğanlarda sıvı kaybının yalnızca susuzlukla sınırlı kalmadığını aktaran Öktem, özellikle yaz aylarında sarılık riskinin de göz önünde bulundurulması gerektiğine dikkati çekti. Öktem, sıvı alımının azalmasıyla bebeğin idrar ve kaka yapımının da azaldığını belirterek, "Bu durum, sarılığın atılmasını zorlaştırabiliyor. Bebekte beslenememe, belirgin halsizlik, ciltte ve ağızda kuruluk gibi bulgular görülmesi halinde beklenmemesi gerekiyor. Bu belirtileri tespit ettiğimiz zaman, en yakın sağlık kuruluşuna veya hekimimize başvurmalı, gerekli tahlil ve muayeneleri yaptırmalıyız. Bebeğin beslenmesini doğru şekilde düzenleyerek, bu sorunların önüne geçebiliriz." değerlendirmesinde bulundu.