Özel Haber:
İnce'den bidonlu misal

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, İstanbul’dan uçakla Uşak’a geldi. Burada kendisini, CHP’nin 24 Haziran’da yapılacak seçimlerdeki milletvekili adayları Özkan Yalım, İsmet Akın, Ali Karaoba, CHP Uşak İl Başkanı Naci Sancar ve partililer karşıladı. Seçim otobüsüne binen İnce, partililerin ve vatandaşların oluşturduğu konvoyla kent merkezine doğru yola çıktı.

Cuma namazını kılacağı camiye gitmek için caddede yürüyen ve halkın yoğun ilgisiyle karşılaşan Muharrem İnce, seçim otobüsünden vatandaşları selamladı. İnce daha sonra cuma namazını kılmak için Çakaloz Camii’ne geçti. İnce’ye vatandaşlar burada da yoğun ilgi gösterdi.

Muharrem İnce'nin, cuma namazının ardından, vatandaşlara seslenmek üzere mitingin yapılacağı 15 Temmuz Şehitler Meydanı’na geçti. Burada kendisini dinlemeye gelen yaklaşık 8 bin kişiye şöyle seslendi:”

 “Benim hemşerim Öğretmen Muharrem İnce Cumhurbaşkanı olunca herkese bol keseden vaatler vermeye başladı.

Soru1: 16 yıldır aklın neredeydi? Soru2: CHP’li milletvekilleri Kasım 2017 tarihinde hemşireye,  polise, öğretmene ek gösterge verilsin diye önerge vermiş. Bunu kim reddetmiş. AK Partili milletvekilleri reddetmiş. 16 yıldır 3600 katsayı vermememmişsin. Şimdi sana kim inanır?

Çözümünü söyleyeyim. Bakın değerli hemşerim Sayın Erdoğan, sana Uşak'tan sesleniyor, çözüm önerisi üretiyorum. Madem samimisin, dürüstsün, hemşireyi, polisi, din görevlisini düşünüyorsun, çıkar bir  KHK seçimden önce ver. Hadi çıkar.

Seçim bildirgene yazmışsın, 'Cemevlerinin statüsünü tanıyacakmışsın'. 16 senedir neredesin? Cemevlerinin statüsü için biz defalarca kanun önerisi, önerge verdik. Hepsini reddettin, reddettirdin. 'İnce' korku böyle bir şeydir. Gençler bilmez onu 50 yaşın üstündeki bizler iyi biliriz, eskiden 'İnce hastalık' vardı. Bunlar bu gidişle 'İnce hastalığa' tutulacaklar.

Ekonomi anlatıyorlar. Ben fizik öğretmeniyim. Yüksek matematik okumuş ama çobanlık da yapmış birisiyim. Bakın ben size bir ekonomi anlatayım. Ekonomi öyle palavra anlatılmaz, bakın böyle anlatılır. (Eline bir boş benzin bidonu alarak) 50 lira para aldın; 2002'de AK Parti iktidara geldiğinde bunu dolduruyordun. 30 litre mazot alıyor, (bidonu göstererek) bunu dolduruyordun. Şimdi 16 senenin sonunda (çok daha küçük bir bidonu göstererek) bunu dolduruyorsun. Al sana ekonomi, al sana gelişmişlik.

“SÜTTEN YÜZDE 8 ÇOCUK BEZİNDEN YÜZDE 18 KADV ALAN DEVLETTEN ADAM OLMAZ”

Ey benim çiftçim, köylüm, esnafım, köylüm. Bak 50 liraya bunu dolduruyordun, şimdi bunu dolduruyorsun. Birt tane daha anlatayım. Meydanlara geliyor, '3 çocuk yapın' diyor. Sonra artırdı, '5 çocuk yapın' diyor. Allah'ın izni, milletimin isteğiyle Cumhurbaşkanı olunca, ben çocuk sayısına karışmam ama çocuk bezine karışırım. Benim Cumhurbaşkanı olarak görevim sizin çocuk sayınıza karışmak değildir. Ülkemin nüfusunun genç olmasını, çocukların çok olmasını isterim ama o takdir size ait. (Bir poşet çocuk bezi göstererek) Çocuk bezinde KDV yüzde 18. Çocuğunun bezinden yüzde 18 vergi alan devletten adam olmaz. Çocuk bezi, çocuk bezi. Ey aziz milletim benim görevim çocuk sayısını bildirmek değil, çocuk bezindeki KDV'yi indirmek. Bebek mamasını gösterdi

Bu ne? Çocuk maması. (Sonra bir  poşette bebek mamasını göstererek) Bebek mamasında yüzde 8 KDV var. Bazılarında yüzde 18 KDV var. Bebeğin mamasından yüzde 8 vergi alan bir devletten adam olmaz. (Bir süt şişesi sallayarak) Çocuğa süt içireceğim süt. Yüzde 8 KDV var. Çocuğa verilecek sütten yüzde 8 KDV alan devletten adam olmaz. Amacım bunu çözmek. Çocuk sayısını belirlemek değil. Amacım çocuk bezinden alınan yüzde 18 KDV'yi, mamadan alınan yüzde 8 KDV'yi ve sütten alınan yüzde 8 KDV'yi düşürmek. Cumhurbaşkanının görevi budur. Yoksa ekmeğin rengine, doğumun şekline, kaç çocuk olacağına karış, senin haddine mi düşmüş.

'MİLLETVEKİLİYKEN AHIRA GİREN BEN HAYVANCININ SORUNUNU ÇÖZERİM'

Yıl 2002, 3 Kasım'da milletvekili oldum. 16 yıldır milletvekiliyim. Milletvekili olduktan sonra Kurban Bayramı geldi. Hayatımın hiçbir döneminde arefe akşamı babamın evinin dışında bir yerde olmadım. Bayram sabahı babamın evinde kalktım. Bugün de programımı yapan Engin Altay arkadaşıma dedim ki, 'Arefe günü Yalova'da olmam, bayram sabahı babamın evinden kalkmam lazım. Programı ona göre yapalım' dedim. Hayvancılara sesleniyorum; 3 Kasım 2002'de milletvekili olunca Kurban Bayramı geldi. Babam da kurbanlık hayvan alıp satıyor.  Evde 20-25 sığır, düve var. Satılmış onlar ama bayram sabahı gelip sahibi gelecek. Ahıra girip hayvanları çıkarıp teslim etmek lazım. Ben milletvekili oldum, nasıl olacak o iş? Ana dedim, 'Ben ahıra girecek miyim?' 'Gir, baban kızar' dedi. Neyse ahıra girdim, hayvanları çıkardım, teslim ediyoruz. Bir tanesi soruyor, daha yeni seçilmişim beni kimse tanımıyor, 'Ağabey seni birine benzetiyorum' dedi. 'Kime?' dedim. 'Muharrem İnce'ye' dedi. 'Çok benziyoruz, amcaoğludur' dedim. Şimdi ikinci bayram oldu, yine Kurban Bayramı yine milletvekiliyim. 'Ana dedim ahıra girecek miyim?' Yahu milletvekiliyim. 'Gir tabi, baban kızar' dedi. 'Ama milletvekiliyim' dedim. 'Baban milletvekili falan takmaz' dedi. Ama babam, 'Söyle çocuğa girmesin artık milletvekili oldu, ayıp oluyor' demiş. 'Milletvekili oldu da ne oldu, ne olduğunu sanıyor, ben onu orada kazandığım parayla okuttum' demiş. Üçüncü Kurban Bayramı da geldi, yalan yok, vallahi bir daha girmek istemedim. Kardeşim, 'Baba ben iki kişilik çalışayım, o milletvekili oldu artık girmesin' demiş. Ondan sonra bir daha girmedim. Milletvekiliyken ahıra giren Muharrem İnce hayvancının sorununu çözer.

EMEKLİYE İKİMAAŞ İKRAMİYE GENÇLERE MİLLİ BAYRAMLARDA HARÇLIK”

Emekliler size sesleniyorum, bayramlarda 1000'er lira verecekler. Biz birer maaş demiştik, çaldılar, biraz kopya. 1000'er lirayı verirsin, enflasyon bunu belli bir yerden sonra sıfıra düşürür. Senin her yıl emekliye, asgari ücret kadar ikramiye vermen lazım. Türkiye'de en yüksek maaş ile en düşük maaş arasında 9 kat fark var. Finlandiya'da 2 kat var. Bunu çözmemiz lazım. 2008'den beri her emeklinin maaşı düşüyor. Türkiye'de sadece emekliler bir tarafa geçse Muharrem İnce, reisi cumhur olur.

BİZİM SLOGANIMIZ ŞU OLACAK, HER AİLEYE BİR EV, HER EVE BİR İŞ

Türkiye'de televizyon yapılıyor, ama Türkiye bundan 10 Euro kazanıyor. Otomobil yapılıyor, 100 Euro kazanıyor. Boşa çalışıyoruz, neden? Markamız yok. Gençler sizi iyi eğiteceğiz, siz marka oluşturacaksınız. 19 Mayıs'ta ve 29 Ekim'de karşılıksız 500'er TL vereceğiz. Size bu parayı Muharrem İnce değil, Türkiye Cumhuriyeti verecek. Bugün garibe, gurebaya verilen parayı AK Parti mi veriyor, devlet veriyor. 2 yıl içerisinde, hiçbirinizi tarikat yurtlarına muhtaç etmeyeceğim. Üniversiteyi bitirdin, iş bulacaksın. Oldu ki, aksilik oldu bulamadın. Aldığın kredi burs var ya, o iş bulana kadar devam edecek. Parayı nereden bulacaksın diyorlar? 4 milyon Suriyeliye 40 milyar dolar para harcadın. Konut yapsan, 2 milyon konut yapardın. Saraya 2 milyar dolar harcadın, ev yapsaydın, 100 bin ev yapardın.

"Bizim sloganımız şu olacak, her aileye bir ev, her eve bir iş. Bunu yapacağız. Merkez Bankası bağımsız olacak. Parti genel merkezine çağırmam. Devlet adabı bilirim ben. Bir medya kuruluşu el değiştirdi, para nereden bulundu? Ziraat Bankası'ndan bulundu. Ziraat Bankası, bu kuruluşa 1 milyar dolar verdi. Bu parayı, 1000 fabrikaya verseydi, 4.5 milyon verirdi her fabrikaya. Bunu KOBİ'lere verseydi, 10 bin KOBİ'ye 450 bin tl verirdi. Bu parayı çiftçiye verseydi, 100 bin çiftçiye 45 bin TL verirdi. Utanmadın mı bu parayı bir kişiye vermedin mi? Her yerde yerliyim diyor, sarayın mermerleri Afyon'dan mı, Hindistan mı? Cevap bekliyorum. Böyle yerlilik olmaz. Yerli burada, milli burada.

PARTİ ROZETİNİ ÇIKARDIM HERKESİN CUMURBAŞKANI OLACAĞIM

"4 Mayıs'ta parti rozetini çıkardım, Türk bayrağı taktım. Herkesin cumhurbaşkanı olacağım. Barışcağız, ekonomik olarak büyüyeceğiz, adil bölüşeceğiz. Özel kanallar bile TRT'den daha iyi. O çeken arkadaş değil, o emekçi. Ben patron ve kuklalarını kastediyorum. TRT payı ödüyor muyuz? Ödüyoruz. Hakkımız haram olsun mu, olsun. Boğazlarında kalsın mı, kalsın. Cumhurbaşkanı olunca bu yalaka takımı bana borazanlık yapmaya çalışacak. Ama o yalaka takımına borazanlık yaptırmayacağım

Ben imam hatiplerde öğretmenlik yaptım göndermek istiyorsan gönder kardeşim. Sınavda başarılı mı, başarısız mı, ona bak. Nerede hangi kıyafetle istiyorsan, onunla gez. Birini, bir yere müdür yaparken, sadece işin ehli mi ona bakacağız."

İnce konuşmasının sounda, “Uşak bu işe tamam demiş. İş bitmiş” diyrek miting mnzarasının çok hoşuna gittiğini belirterek selfi çekti. Sonrada karanfiller atıp güvercinler uçurarak programına son verdi.

İnce’nin mitinginde CHP Grup başkanvekili Engin Altay, birçok milletvekili ve İYİ parti Uşak İl Başkanı Evren Duygu, İYİ Parti Uşak 1. Sıra Milletvekili adayı Neşe Yılmaz ve İYİ Parti Banaz İlçe Başkanı ve İl Genel Meclisi Üyesi Kürşat Ceylan’da baştan sona izledi.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner3
banner4

Uşak Siyasetinde son durum
MHP Uşak İl Başkanı Muhterem Kuruçay ve İYİ Parti İl Başkanı Avukat Ali Kurt, görevlerinden istifa...

Haberi Oku