Dediklerinin kehanet olmadığını belirten Enver Aysever, Cemil Tugay ve Muharrem İnce’nin parti geçişleri ve Mansur Yavaş konusunda bugünkü video yayında şu ifadeler yer verdi:
“CEMİL TUGAY’IN BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER SORUMLUSUNUN NEREDEYSE KÜFÜR ETMEDİĞİ KALMIŞTI”
“Ben çok sağlam bir bilgi olarak Sayın Tugay’ın Adalet ve Kalkınma Partisi’ne geçeceğini söylemiştim. Hatta bu istek aslında Cemil Tugay tarafından gelmişti, onu da söyleyeyim. Ben bunu söyledikten sonra zehir zemberek bir mesajla Sayın Tugay’ın basın halkla ilişkiler sorumlusu bana ulaştı; neredeyse bir küfretmediği kalmıştı. Ben de kendisine bir hanımefendi olarak dedim ki: "Ben haberimin ve söylediğimin arkasındayım. Dilerse Sayın Tugay gelsin, yayında konuşalım." Nitekim onlar da kendilerinden emin oldukları için Sayın Tugay yayına çıktı. Yayına çıktığında ben sordum, o da bu yanıtı verdi. Şimdi izleyici ne düşündü? "Kafandan uyduruyorsun Enver, Allah cezanı versin Enver, yalancı Enver..." Her şeyi söylediler bana. Ama ben yine söyledim; "Cemil Tugay ile ilgili haber doğru" dedim. Aradan vakit geçti, nitekim haber doğrulandı. Bazen haberi bilirsiniz ve söylersiniz ama zamanlama tutmaz. Zamanlama tutmaz çünkü karşınızdaki o gün onu yapacak halde olamaz, biraz da sizden kaynaklı bir durum değildir bu.”
MUHARREM İNCE’NİN CHP’YE GEÇECEĞİNİ SÖYLEYİNCE TEKME TOKAT SALDIRIYA UĞRADIĞINI İFADE ETTİ
İkinci örnek çok daha ilginç; bundan dolayı bana fiziki saldırıda bulunan bir kesim oldu. Memleket Partisi diye Muharrem İnce’nin bir partisi vardı, biliyorsunuz. Ben Muharrem İnce’nin Cumhuriyet Halk Partisi’ne geçeceğini öğrendim ve buradan söyledim. "Yakında, işte bu hafta sonu ya da öteki hafta Cumhuriyet Halk Partisi’ne geçecek" dedim. Sayın Muharrem İnce o hafta gündem bir anda kayınca CHP'ye geçemedi. "O hafta olacak mı?" derken, burada bir restoranda Memleket Partililer bana tekme tokat saldırmaya kalktılar. Çok şükür kimseden yumruk yiyecek halimiz yok, kendimizi savunduk. Ancak ardından müthiş bir troll ordusu; "Sen şöyle aşağılıksın, sen şöyle hainsin" diye küfürler etti. Halbuki bilmiyorlar ki benim Muharrem İnce ile arkadaşlığım var, kendisini tanırım. Muharrem İnce çoktan kararını vermişti, bunu da söyledim ama inanmadılar. Sonuç ne oldu? Muharrem Bey Cumhuriyet Halk Partisi’ne geçti. Ha, onun geçtiği CHP şimdi başka bir hale evrildi, o ayrı bir mesele ama sonuçta geçti.
ENVER AYSEVER, MANSUR YAVAŞ ÖNGÖRÜLÜRİNİ DE ORTAYA KOYDU
Bunun gibi söylediğim şeyler doğrudur. Bir başkası belediye başkanı ile ilgili... Dedim ki: Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı kendisini CHP'ye ait hissetmiyor. Kemal Bey döneminde Kemal Bey biraz daha idare ediyordu ama Özgür Bey döneminde Ekrem Bey’in egemenliğinden hoşlanmıyordu. Sonuç itibarıyla ne kadar çabuk CHP’den sıyrılırsa o kadar iyi olacağını düşünüyordu. Hem AK Parti’nin baskısının azalacağını düşünüyordu hem de bir yandan "Belki milliyetçi partilerin adayı olurum" diye hesaplıyordu. Halen de bu düşüncesi geçerli. Bu durum fiili olarak da yaşandı; yani o takılan rozet aslında suni bir haldeydi. Ben bunu söylediğim zaman; "Bir devlet adamına niye böyle diyorsun, Allah cezanı versin" dediler. Hatta Habertürk’teki bir programda Nagihan Alçı bana, "Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Bey aday olursa oyunu verir misin?" diye sormuştu. Ben kendisine güvenmediğimi ve oyumu vermeyeceğimi söylemiştim. Hatta Mansur Bey yanındakilere, "Yahu Enver Bey benden ne istiyor?" diye soruyormuş. Şahsi olarak ne isteyeyim? Ben sadece Mansur Bey’in doğru adreste olmadığını düşünüyordum. Şimdi bakıyorum ki Mansur Bey haklıymış, adres doğru değilmiş.





