Ege’de Yenigün İHS Muhabirine açıklamalar yapan Muammer Sakaryalı, 1960’lı yıllardan itibaren köylerde film şirketleri aracılığıyla seyyar gösterimlerin yapıldığını ve beyaz çarşaf ve pancar motorlu jeneratörler eşliğinde film gösterimlerinin yapıldığını kaydetti. Yılmaz Güney filmlerinin çok sevildiğini ve bir dönem köye haftada 2 tane filmin getirildiğini aktaran Muammer Sakaryalı, insanların beyaz perdedeki aktör ve aktrislerin tavrı ve tutumları karşısında değişik ruh durumları yaşadığını anlattı. Sakaryalı, “Acıklı filmlerde ağlayan insanlardan ve 1960'lı yılların sonundan bahsediyorum. 1970'li yılların başına geldiğimizde, sinemaya olan ilgi İnay köyünde bir sinema mekanı oluşturulmasına yol açtı. Şurada köyün koca bir kahvesi vardı. Onun karşısındaki dereye ağaç bir köprü yapıldı ve bu köprünün karşısına bir sinema inşa edildi. Bu mekan, yaklaşık 15'e 25 metre ölçülerinde, dikdörtgen şeklinde, ince uzun ve tek katlı bir binaydı. Bunu Hayri ve Mehmet kardeşler kendi tarlalarına yaptılar. Mekanın bir kısmı Gençler Kahvesi, bir kısmı ise sinema olarak çalışıyordu. O dönemde köyde henüz elektrik yoktu. 1968-1969 yıllarında başlayan bu süreçte, 1975 yılına kadar yaklaşık 7 yıl boyunca aydınlanma ve elektrik benzinli, pancar motorlu bir jeneratörle sağlandı. Motor duvarın arkasına konulurdu. Ses duyulsa da insanlar perdeye odaklandığı için o gürültüyü hissetmezlerdi. Sinemanın özel bir adı yoktu; direkt "İnay Sineması" olarak anılırdı” dedi.