İletişim Başkanı Duran, konuşmasında, Türkiye'nin küresel birçok krizin kilit haline gelmiş konularını bünyesinde barındırdığını belirterek, uluslararası alanda çok boyutlu bir belirsizliğin hakim olduğunu, her gün kritik bir gelişmeye uyanıldığını, gazetecilere de kamuoyunu bilgilendirmede önemli rol düştüğünü söyledi. Türkiye'nin çok uzun zamandır gündeme getirdiği hususun, uluslararası kurumların zayıfladığına dair eleştirisi olduğunu aktaran İletişim Başkanı Duran, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın defalarca başta Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlardaki ifade ettiği konular olmak üzere, küresel ölçekteki kapasite sorunlarının çözülmesi meselesiydi. Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanı'mızın 'Daha adil bir dünya' çağrısı elbette dünyanın farklı coğrafyalarında bir karşılık buldu. Karşı karşıya olduğumuz adaletsizlikleri, güvenlik risklerini, insani krizleri çözmek için bugün ne yazık ki ne bir pusulamız ne de bir Kutup Yıldızımız var." ifadelerini kullandı.
TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜMÜN HAYATIMIZA KATTIĞI FIRSATLAR KADAR KÜRESEL SORUNLAR DA BULUNUYOR
İletişim Başkanı Duran, her biri kendi bölgesinde yalnız bırakılmış aktörler olarak ülkelerin yaşadıkları krizlerde kendi meseleleriyle baş etmeye çalıştıklarını belirterek, "Bugün iklim konuları, gıda güvenliği meselesi, teknolojik dönüşümün hayatımıza kattığı fırsatlar kadar riskler de geleneksel küresel sorunların yanına eklenmiş bulunuyor. Bu sorunların çözümüne dair dünyada çok taraflı, güçlü bir dayanışmanın olmadığını görüyoruz." dedi. Gazetecilerin çalışmalarının, haberlerinin ve katkılarının küresel fotoğraf çekmede en büyük delil olduğunu vurgulayan İletişim Başkanı Duran, gerçeğin kayıt altına alınmasına ve evrensel insani değerlerin korunmasına katkı sunan gazetecilere teşekkür etti.
İLETİŞİM BAŞKANI DURAN, TÜRKİYE’NİN KÜRESEL KRİZLERDEKİ ROLÜNE DEĞİNDİ
İletişim Başkanı Duran, bölgesel ve küresel meselelerde Türkiye'nin duruşu ve politikalarına ilişkin şunları kaydetti: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Türkiye'nin daha adil bir gelecek inşası için aktif rol üstlendiğini belirtmem gerekir. Türkiye, bugün çatışma ve kriz sahalarında aranan güvenilir bir arabulucu aktör olarak öne çıkıyorsa bu hiç de tesadüf değildir. Aksine hem geçmiş tecrübelerimize hem gelecek tahayyülümüze dayanan çözüm odaklı, ilkesel ve tutarlı bir dış politika yaklaşımının neticesidir. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın 'Daha adil bir dünya mümkündür' şiarı sadece bir itiraz olarak anlaşılmamalı. Bu aynı zamanda bir çözüm önerisi, daha kapsayıcı ve adil bir küresel düzen arayışını hep birlikte yapma çağrısıdır. Türkiye, çatışma ve krizlerle diplomatik diyalog kanallarının açık tutulmasının hayati olduğunu savunurken, diğer yanda da sahadaki gerçekliği de her zaman yakından izleyerek adil ve gerçekçi çözüm önerileri sunan bir konumda olmaktadır. Bu yaklaşımla Türkiye, bölgesel ve küresel krizlerde diyalog temelli tutumu ve çatışmaların kalıcı çözümüne yönelik girişimleri öne çıkarmaktadır. Bu anlamda da aranan, takdir edilen bir aktör konumuna gelmiştir."
MEDYA İLETİŞİMİ VE DEZENFORMASYONLA MÜCADELE HAKKINDA DEĞERLENDİRME YAPTI
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, dezenformasyonla mücadeleye de değinerek, sözlerine şöyle devam etti: "Hakikatin çarpıtıldığı, dezenformasyonun sistemik bir araç olarak kullanıldığı bir dönemde sorumlu ve etik gazetecilik her zamankinden daha fazla önem taşımaktadır. Biz de bu anlamda ulusal ve uluslararası medyanın sağlıklı ve etkili iletişimini çok önemli görüyoruz. Türkiye Yüzyılı'nın mütemmim cüzü olan İletişimin Yüzyılı ideali çerçevesinde ele alıyoruz. Uluslararası medyayla kurulan ilişkiyi, bilgi alışverişinin ötesinde karşılıklı anlayış, etkileşim ve güvenlik temelinde değerlendiriyoruz. Medya kuruluşlarıyla ve basın mensuplarıyla simetrik, şeffaf ve diyaloğu açık bir iletişim modeli yürütüyoruz. Hedefimiz, uluslararası gazetecilere sadece bilgi vermek değil, aynı zamanda siz basın mensuplarını dinlemek ve sizlerden gelecek katkılarla politikalarımızı geliştirmektir. Uluslararası medyayla ilişkilerde benimsediğimiz ilkelerin en başında doğrulanmış bilgiye dayalı ve sürdürülebilir bir iletişim anlayışıyla güvenin muhafaza edilmesi gelmektedir. Bu modelde doğrudan iletişim kanalları her zaman açık tutulmaktadır. Türkiye'nin ulusal ve uluslararası meselelere ilişkin mesajları doğru, hızlı ve etkin biçimde paylaşılmaktadır."
Medya mensuplarının düzenli olarak bilgilendirildiğini ve ihtiyaç halinde basın toplantıları, basın turlarıyla sahada etkin bir iletişim kurulduğunu dile getiren İletişim Başkanı Duran, bu yaklaşımın amacının sürekli, güvenilir ve doğrudan iletişim olduğunu ifade etti.
İletişim Başkanı Duran, uluslararası medyayla iletişimde bir diğer önceliklerinin mesajların doğru anlaşılması ve güvene dayalı ilişkilerin güçlendirilmesi olduğunu kaydederek, bu nedenle kültürel hassasiyetleri dikkate alan, çok dilli içeriklerle samimi bir iletişim yürüttüklerini, Başkanlığın kriz dönemlerinde tepkisel değil, proaktif bir yaklaşımla öngörülü, anlık ve açık bir iletişimle dezenformasyonla etkin biçimde mücadele ettiğini söyledi.