Bugün Uşak'ın düşman işgalinden kurtuluşunun 104'üncü yıldönümü ve işgalden kurtuluş büyük ve zorlu bir mücadele sonunda oldu. Yunan Generali Trikopis'in Dumlupınar'da alınıp Uşak'ta Atatürk'ün huzuruna çıkarılması ve bu süreçten sonra Milli Mücadele'nin komuta merkezinin Kaftancızade konağının oluşu, tarihin sayfalarındaki yerini aldı. Asırlar boyunca önemli bir ticaret merkezi olan Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti'nde ayrı bir yere sahip Uşak'ın tarihiyle ilgili bir derleme yapan Ege'de Yenigün İHS Editörü, kentin geçmişten günümüze geldiği noktayı kaleme aldı.

Blaundos Antik Kenti (2)-1

UŞAK, GEDİZ BOYUNCA UZANAN KRAL YOLUNUN DA ETKİSİYLE BİR TİCARET MERKEZİ OLDU

Uşak ve çevresinin tarih öncesi dönemlerden itibaren önemli bir yerleşim alanı olduğu, bölgedeki arkeolojik bulgularla ortaya konulurken, kentin binlerce yıllık geçmişi farklı medeniyetlerin izlerini taşıyor. MÖ 4000’li yıllardan itibaren yerleşime açıldığı anlaşılan Uşak’ta özellikle bronz çağında yaşamın yaygınlaştığı belirtiliyor. MÖ 2000’li yıllarda Hititler ve ardından Friglerin etkisinde kalan bölge, zamanla İyon kültürünün etkisi altına girdi. MÖ 7. yüzyılda Lidya Krallığı’nın hâkimiyetine giren Uşak, dünyanın ilk parasının basıldığı bu dönemde önemli bir ticaret güzergâhı üzerinde yer aldı. Efes’ten başlayarak Gediz Nehri boyunca uzanan Kral Yolu’nun Uşak’tan geçmesi, bölgenin ekonomik önemini artırdı. MÖ 546 yılında Pers hâkimiyetine giren Uşak, daha sonra Büyük İskender’in Anadolu seferiyle Makedonya egemenliğine katıldı. İskender’in ölümünün ardından farklı yönetimlerin eline geçen bölge, Bergama Krallığı ve Roma İmparatorluğu’nun ardından Bizans hâkimiyetinde uzun yıllar kaldı.

Uşak Ulu Camii Belediye Işhanı1

SELÇUKLU VE OSMANLI DÖNEMİNDE TÜRK YURDU HALİNE GELEN UŞAK TİCARETLE ÖNE ÇIKTI

1071 Malazgirt Zaferi sonrasında Türklerin Anadolu’ya yerleşmesiyle birlikte Uşak da Selçuklular ile Bizans arasında el değiştirdi. 1176 Miryakefalon Savaşı’nın ardından kesin olarak Türk hâkimiyetine giren bölgeye yoğun Türkmen yerleşimi gerçekleşti. Daha sonra Germiyanoğulları Beyliği’nin yönetimine giren Uşak, 14. yüzyılda Osmanlı topraklarına katıldı. Osmanlı döneminde Kütahya Sancağı’na bağlı bir kaza olan Uşak, özellikle 17. yüzyılda halı ve kilimleriyle ün kazandı. 19. yüzyılda ticari hayatın geliştiği kentte, üretilen halılar İzmir üzerinden Avrupa’ya ihraç edildi. Demiryolunun yapılmasıyla birlikte ulaşım kolaylaşırken, Uşak bölgenin önemli ticaret merkezlerinden biri haline geldi.

Anıtttt

MİLLİ MÜCADELEDE ÖNEMLİ ROL OYNAYAN UŞAK 1 EYLÜL 1922’DE İŞGALDEN KURTULDU

İzmir’in işgalinin ardından Batı Anadolu’da başlayan direniş hareketleri Uşak’ta da etkili oldu. Kurulan Müdafaa-i Hukuk teşkilatları ve Kuvayı Milliye birlikleri bölgede aktif rol oynarken, şehir 29 Ağustos 1920’de Yunan işgaline uğradı. İki yıl süren işgal boyunca halk büyük zorluklar yaşadı. Türk ordusunun Büyük Taarruz kapsamında ilerleyişiyle birlikte Uşak, 1 Eylül 1922’de düşman işgalinden kurtarıldı. Cumhuriyet döneminde sanayi atılımlarıyla öne çıkan kent, 1953 yılında il statüsüne kavuşarak bölgesel gelişimini sürdürdü.

Nuri Şeker4

UŞAK'IN BİR ÖNEMİ DE; İLK ŞEKER ÜRETİMİNİ YAPMAK İÇİN GİRİŞİMDE BULUNAN VE İLK ÇOK ORTAKLI ŞİRKETİN KURULDUĞU KENT OLMASI

Uşak'ı tarihte önemli kılan gelişmelerden biri de girişimci yapısıyla Türkiye'nin ilk şeker fabrikasının bu bölgeye kurulmasıyla ilgili girişimler oldu. Uşaklı girişimci Nuri Şeker’in öncülüğünde kurulan Uşak Şeker Fabrikası, Cumhuriyet’in ilk sanayi yatırımları arasında yer alarak kentin ekonomik gelişiminde önemli rol oynadı. 19 Nisan 1923 tarihinde kurulan Uşak Terakki Ziraat Türk A.Ş. ile başlatılan süreç, kısa sürede somut bir sanayi hamlesine dönüştü. Nuri Şeker’in liderliğinde ve Uşaklı yerel girişimcilerin katkılarıyla hayata geçirilen fabrika, 6 Kasım 1925 tarihinde atılan temelin ardından 17 Aralık 1926’da üretime başladı. Türkiye’nin sanayileşme sürecinde önemli bir adım olarak değerlendirilen tesis, bölge ekonomisine de büyük katkı sağladı. 1931'de fabrika devletleşti ve sonrasında kurucu olan Nuri Bey'in soyadı da buna istinaden Şeker olarak verildi.

Muhabir: ZÜLAL ÜNAL