Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında "AK Parti'ye geçecek" yönünde iddialar ortaya atıldı. Yavaş’ın CHP’nin 103’üncü kuruluş yıl dönümü etkinliklerine katılmaması da muhalif çevreler tarafından eleştirilirken, bu konu üzerinden çeşitli yorumlar yapıldı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, son gelişmelerin ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ortaya atılan bilgilerin gerçeği yansıtmadığını ve yalnızca Ankara’nın sorunlarına odaklandığını bildirdi.
ANKARA'NIN BEKLEYEN BÜYÜK YATIRIMLARI ELE ALINDI
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdikleri görüşmenin tek gündeminin Ankara olduğunu belirten Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “Sayın Cumhurbaşkanını Ahlat ziyareti dönüşünde havalimanında karşıladım ve görüşme talebimi doğrudan ilettim” dedi. Söz konusu talebe olumlu yanıt verilmesinin ardından yapılan görüşmede Ankara’nın bekleyen büyük yatırımları, metro projeleri, kredi ve onay süreçleri, planlanan fuar alanı ve şehrin çözüm bekleyen diğer konularının ele alındığını kaydeden Yavaş, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “Ankara’nın yatırımları vardı. Ankara’nın geleceği vardı. Başkanlık sisteminin getirdiği zorunluluklar nedeniyle büyükşehir belediyelerinin hayata geçirmek istediği bazı projelerde merkezi idarenin desteğine ve onayına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle Ankara’nın bir sorununu çözmek, bir yatırımın önünü açmak ve verilen sözleri yerine getirmek için Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmem gerekiyorsa bugün de görüşürüm, yarın da görüşürüm. Bu görüşmeden siyasi sonuçlar çıkarmaya, parti değiştireceğim yönünde yorumlar yapanlara da açıkça ifade etmek isterim: Bana güvenen, yıllardır destek veren insanları kıracak, incitecek bir tutum içinde olmam söz konusu değildir. Ayrıca bilinmesini isterim ki Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmem öncesinde hem Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun hem de Sayın Özgür Özel’in bilgisi vardır. Dolayısıyla Ankara için yapılan, amacı ve içeriği açık olan bir görüşmenin farklı anlamlara çekilmesini doğru bulmuyorum.”
“SİYASİ TARTIŞMALAR HİZMET ÜRETİMİNİ ZORLAŞTIRMAKTADIR”
Siyasi konulardaki tutumunun her gün televizyon ekranlarında farklı senaryolarla tartışılmasına değinen Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nde bir seçim gerçekleştirildiğini ve dışarıdan bakıldığında bazı konuların kolay görünebildiğini ifade etti. Sürecin zorluklarına dikkat çeken Yavaş, şu ifadeleri kullandı:
“Ancak sürecin içinde olan bilir. Belediye meclislerindeki dengeleri, belediye başkanlarının hangi şartlar altında görev yaptığını ve hizmet üretmeye çalıştığını en iyi yaşayanlar bilir. Üsküdar’da yaşananları hep birlikte gördük. Hiçbirimizin kabul etmeyeceği olaylar yaşandı. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nde meclis toplanamadı. Tüm bunları göz ardı edemeyiz. Belediye başkanları zaten ağır ekonomik koşullar, vatandaşların hizmet beklentileri ve merkezi idareyle çözülmesi gereken konularla mücadele ediyor. Bunların üzerine siyasi tartışmaların belediye meclislerine taşınması, şehirlerde hizmet üretimini daha da zorlaştırmaktadır. Ben bu nedenle ısrarla sağduyu çağrısı yapıyorum. Ankara’da bugüne kadar kurduğum denge politikasının sonucunu kendi meclisimizde gördük. Tüm çabalara rağmen Cumhuriyet Halk Partisi ve Yeni Parti olarak hiçbir kayıp yaşamadan seçimi kazandık. İzlediğim yolun doğru olduğuna inanıyor ve mevcut duruşumu sürdürüyorum. Çünkü bugün olağan bir dönemden geçmiyoruz. Her iki tarafın tabanında da karşılıklı ciddi bir öfke ve kırgınlık olduğunu görüyorum. Bunun zamanla azalacağına inanıyorum ancak şu an için bu durumun devam ettiği de bir gerçektir. Böyle bir ortamda taraf olmayı ya da atacağım bir adımın bir tarafı desteklemek olarak yorumlanmasını doğru bulmuyorum. Özellikle benim üzerimden, farklı kesimlerin yeniden karşı karşıya gelmesine katkı sunmak istemem.”
AK PARTİ’YE GEÇECEĞİNE DAİR KULİS BİLGİLERİNİ YALANLADI
AK Parti’ye geçeceği yönündeki iddiaları ve sosyal medyadaki senaryoları yalanlayan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, görev hissini ve gazetecilere yönelik tepkisini şu sözlerle aktardı:
“Benim görevim bu gerilimi artırmak değil; mümkün olduğunca azaltmak, sağduyunun hâkim olmasına ve diyalog kanallarının açık kalmasına katkı sağlamaktır. Bugün ihtiyaç duyulan şey yeni tartışma alanları oluşturmak değil, gerektiğinde yeniden aynı masada buluşabilecek zemini korumaktır. Ben de bu zemini korumaya çalışıyorum. Eğer bu tutumum her iki partinin genel merkezleri tarafından bir rahatsızlık nedeni olarak görülürse, gereğini yapmaktan çekinmem. Ancak bugüne kadar her iki genel başkan tarafından bu yönde bir rahatsızlık tarafıma iletilmemiştir. Benim durduğum yer nettir. Sağduyunun olduğu yerdeyim. Gerilimi artırmak yerine azaltmanın, ayrışmayı büyütmek yerine konuşabilmenin doğru olduğuna inanıyorum. Son olarak, televizyon ekranlarında “kulis bilgisi” adı altında gerçeği yansıtmayan iddialar ortaya atan bazı gazetecilere de şunu söylemek istiyorum: Biz bu iddiaları yalanlamaktan yorulduk. Siz ise bu tür söylemleri sürdürmeye devam ediyorsunuz. Siyasette ne düşündüğümü, nasıl bir tutum alacağımı ya da hangi kararı vereceğimi öğrenmenin yolu ekranlarda senaryo üretmek değildir. Benim ağzımdan duyulmayan hiçbir söze itibar edilmemelidir.”




