Leyla ile Mecnun dizisindeki Erdal Bakkal karakteriyle hafızalarda yer eden sinema sanatçısı ve yazar Cengiz Bozkurt, ‘Ben Gülüyor Muyum?’ isimli kitabının imza günü ve söyleşini için Uşak Kitap Fuarına katıldı. 2’inci Uşak Kitap Fuarında okurları ve sevenleriyle bir araya gelen Cengiz Bozkurt, aynı zamanda Uğur FM’de Hüseyin Özbek’in hazırlayın sunduğu Şehirde Hayat isimli programın konuğu oldu. Burada neden kitap yazdığına dair konuşan Cengiz Bozkurt, yazar olmanın hiç aklında olmadığını fakat bazı arkadaşlarının ısrarları üzerine çocukluk anılarını ve hayatın gerçeklerini anlattığı bir kitap kaleme aldığını ifade etti.

SAĞ VE SOL TARTIŞMALARI ARASINDA HAYATINI KAYBEDEN ARKADAŞI KADİR ASLAN KÖSEOĞLU’NU ANLATARAK BAŞLADI

“Ben hiç aklımda yazar olmak yokken, oyuncu olarak hayatımı gayet mutlu bir şekilde sürdürürken işte genç arkadaşların çok ısrarı... "Senin kimse gerçek kimliğini bilmiyor, gerçek karakterini hiç kimse tanımıyor. Hep böyle karakterlerin arkasındasın, lütfen bize kendini anlat," diye böyle bir ısrarıyla oldu. Sonrasında da çocukluk anılarımı yazmaya başladım” diyen Cengiz Bozkurt, 1980 dönemindeki sağ ve sol tartışmaları arasında kaybettiği arkadaşı Kadir Aslan Köseoğlu’nu anlatarak kitabına başladığını kaydetti. Bozkurt, “Sağ-sol kavgasında kaybettiğimiz bir arkadaşımız vardı, Kadir Aslan Köseoğlu ve ben onu anlatarak başladım. Sonrasında böyle özel bir hikayeye dönüştü. Hem kendi hayatıma dair anılarım, çocukluğum, kurduğum hayaller; hem de kafama çok taktığım ve aslında onaylayıp onaylamadığım hayatta ne varsa… Mesela ahkam kesen insanlardan çok haz etmiyorum ve bir yazı ahkam kesmek üzerine oldu; bir yazı hayvanlar üzerine oldu, bir yazı tatiller üzerine oldu falan derken böyle bir sürü makale arka arkaya geldi” ifadesini kullandı.

UŞAK’TAN ÇOK ARKADAŞIM VAR VE YOLUM BİR TÜRLÜ UŞAK’A DÜŞMÜYORDU

Uşak’a gelişi hakkında konuşan Cengiz Bozkurt, kente ilk kez geldiğini belirterek, “Aslında bunu söylemekten utanıyorum gerçekten; çünkü çok Uşaklı arkadaşım var İstanbul'da da Ankara'da da. Hakikaten etrafım Uşaklılarla dolu olmasına rağmen hiç Uşak’a getiremediler bir türlü, getiremediler. Sonunda kısmet bugüneymiş diyelim. Sağ olsunlar, ısrarla beni buraya çağırdılar. İşte yoğun tempo vesaire, şu bu falan derken gelemedik, kısmet bugüneymiş. Ama Uşak'ta olmaktan çok mutluyum” diye konuştu. Bozkurt, Uşak’tan tarhana aldığını ve yöresel lezzeti beğendiğini de vurguladı.

KOMİK ROLLERE İLİŞKİN KISA VE NET BİR YANIT: GERÇEK HAYATTA AĞIR OLALIM YETER BİZE

Kendisini bugüne kadar hiçbir ortamda ‘Sanatçıyım’ diyerek tanıtmadığını kaydeden Cengiz Bozkurt, “Ben, bana ne iş yaptığımı sorduklarında "Ben oyuncuyum," diyorum. Hiç "Sanatçıyım," demedim. Hayatın biçtiği rolleri oynuyoruz aslında zaman zaman. Evet, bir personanın arkasına saklanıp işte yeni oyunlar kurmak, zaman mekan içinde yolculuk etmek bana ilginç geldiği için oyunculuğu seçtim. İçimdeki çocuğu da öldürmediğim için bu yolla, işte oyunculuğu 40 yıldır yapıyorum ve başka bir iş yapamadım. Şeyden memnunum yani; bir karakterin arkasına saklanıp da oradan "Cee!" yapmak ya da başka bir şekilde” ifadesini kullandı.

Neden komik rollerde oynadığına dair soruya daha önce verdiği “Küçük adamların büyük hayallerini oynamayı seviyorum” yanıtını hatırlatan Bozkurt, şöyle konuştu: “Ben "Çok ağır abi olayım, mafya babası olayım, bilmem ne yapayım," falan... Ağır adam, hiç öyle, gerçek hayatta ağır olalım yeter bize gerçekten. Bir ağırlığımız var diye düşünüyoruz gerçek hayatta da. Gerçek hayatta ağırlığı olanlar da galiba ona ihtiyaç duymuyorlar. Daha başka karakterleri çok daha iyi taşıyabiliyorlar ekrana.”

Muhabir: ZÜLAL ÜNAL