Hastaneden yapılan açıklamaya göre, basit görünen bir enfeksiyon, vücudun verdiği kontrolsüz yanıtla kısa sürede hayati tehlikeye dönüşebilirken, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verileri her yıl yaklaşık 49 milyon kişinin sepsisten etkilendiğini, yaklaşık 11 milyon kişinin de hayatını kaybettiğini ortaya koyuyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Diktaş, bilinç bulanıklığı, genel durumun hızla kötüleşmesi, idrar miktarında azalma, ağızdan beslenmede bozulma ve solunum sıkıntısı gibi belirtilerin basit bir enfeksiyonun ilerleyerek sepsise dönüşmüş olduğunu işaret edebileceğini aktardı.

Diktaş, sepsiste zaman kaybetmeden tedaviye başlanmasının hayati önem taşıdığını vurgulayarak, "Sepsiste en önemli şeylerden biri erken tanı, erken tedaviye başlanması ve hastaların hızlıca hastaneye yatırılmasıdır. Erken dönemde tanı konulması ve tedaviye başlanması hayat kurtarıcıdır." ifadelerini kullandı.

Sepsisin yalnızca enfeksiyonun kendisi olmadığına işaret eden Diktaş, hastalığın vücudun enfeksiyona karşı verdiği kontrolsüz ve abartılı yanıt sonucunda geliştiğini aktardı.

Diktaş, enfeksiyonun kontrolden çıkmasının yanı sıra bağışıklık sisteminin verdiği yanıtın da kritik hale geldiğini belirterek, "Sepsiste en önemli problemlerden biri, vücudumuzun enfeksiyona karşı verdiği yanıtın kontrolden çıkmasıdır. Sepsis farklı enfeksiyonların ardından gelişebilir ve idrar yolu, bağırsak veya boğaz enfeksiyonları başlangıç noktası olabilir." değerlendirmesini yaptı.

Enfeksiyon sonrasında kişinin genel durumunda hızlı bir bozulma görülmesinin önemli bir uyarı olduğunu vurgulayan Diktaş, bazı grupların sepsis açısından daha yüksek risk taşıdığına dikkati çekti.

Özellikle 55 yaş üzerindeki kişiler, yenidoğanlar, çocuklar, gebeler, kanser tedavisi görenler ile bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanan romatoloji ve hematoloji hastalarının dikkatli olması gerektiğine işaret eden Diktaş, bu kişilerde enfeksiyon belirtilerinin yakından takip edilmesinin de önem taşıdığını vurguladı.

Sepsiste en önemli noktanın hızlı değerlendirme ve tedaviye mümkün olan en kısa sürede başlanması olduğunu belirten Diktaş, hastaneye başvurunun geciktirilmemesi gerektiğini kaydetti.

Diktaş, uygun hastalarda antibiyotik tedavisinin yanı sıra damar yoluyla sıvı desteği ve solunum desteği gibi tedavilerin uygulanabildiğini aktararak, "Enfeksiyonu erken dönemde tanırsak ve erken tedaviye başlarsak hastalarda hayat kurtarıcı bir rol üstlenmiş oluruz. Sepsisten ölümler çok yüksek oranlarda gözlenmektedir." değerlendirmelerinde bulundu.

Kaynak: ANADOLU AJANSI