Eğitim-Bir-Sen Uşak Şube Başkanı ve Memur Sen İl Temsilcisi Bilal Kara ile sendika yöneticilerinin de katıldığı buluşma, yoğun katılımla gerçekleşirken katılımcılar sosyal bağlarını güçlendirdi. Eğitim-Bir-Sen Uşak Şubesi üyeleri, aileleri ve davetlilerin katıldığı piknikte birlik, beraberlik ve dayanışma mesajları verilirken, samimi atmosferde gerçekleşen etkinlikte katılımcılar yeni dönem öncesinde moral depolama fırsatı buldu.

BİLAL KARA: UŞAK’TAKİ ÖĞRETMENLER VE EĞİTİM ÇALIŞANLARI YENİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILINA HAZIR
Etkinlikte açıklama yapan Eğitim-Bir-Sen Uşak Şube Başkanı Bilal Kara, Uşak’taki okulların 2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına hazır olduğunu belirterek, öğretmenler ve eğitim çalışanlarının yeni döneme hazır bulunduğunu ancak sorunların tamamen çözülmediğini ifade etti. Kara, eğitimcilerin talep ve beklentilerini ilgili kurum ve kuruluşlara iletmeye devam ettiklerini vurgularken, yeni eğitim yılında öğretmenlerin önlük giymesine dair genelgeyle ilgili sendikanın çalışmalar yürüttüğünü söyledi. Bilal Kara, Eğitim-Bir-Sen’in özgürlüklerin yanında durduğunu belirterek kamu çalışanlarının kıyafet tercihleri nedeniyle ayrımcılığa uğramaması için mücadele ettiklerini ifade etti.

ÖĞRETMENLİK, MESLEKİ SAYGINLIĞI KORUMAYI, ÖRNEK OLMAYI GEREKTİREN ÖZEL BİR MESLEKTİR
“Elbette özgürlük, sorumluluktan bağımsız değildir. Öğretmenlik, mesleki saygınlığı korumayı, örnek olmayı ve çocuklarımızın gelişimine karşı yüksek sorumluluk taşımayı gerektiren özel bir meslektir” diyen Kara, şöyle devam etti: “Eğitim çalışanlarının bu sorumluluğun bilincinde olduklarını, kıyafet tercihlerini yaparken, söz ve davranışlarını belirlerken örnek olma misyonuyla hareket ettiklerini biliyor, meslektaşlarımıza güveniyoruz. Kaldı ki eğitim sistemleri memnuniyet ve başarı ürettiği gerekçesiyle sıklıkla örnek gösterilen pek çok ülkede, mesleğin saygınlığını korumak, öğretmenlerin ve kurumların itibarını artırmak adına bu alanı düzenleyen kuralların mevcudiyeti bilinmektedir. Biz, bu meseleyi “önlük taraftarlığı” veya “önlük karşıtlığı” gibi sığ bir zemin üzerinde tartışmayı doğru bulmuyoruz. Asıl mesele, eğitim çalışanlarının özgürlük alanını korurken öğretmenlik mesleğinin saygınlığını ve kamu hizmetinin gereklerini birlikte gözetebilecek adil ve kalıcı bir dengenin kurulmasıdır. Bu dengenin tek taraflı dayatma ve baskıyla kurulması mümkün olamaz.”








