Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Öğretim Üyesi Mesut Saka’nın da katılımıyla organ bağışı konusunda yapılan farkındalık çalışması kapsamında, bağış sayesinde sağlık sorunları yaşayan bireylerin hayata bağlandığı aktarıldı.
BAŞHEKİM MESUT SAKA, ORGAN BAĞIŞININ ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKTİ
Organ bağışıyla ilgili bir açıklama yapan Başhekim Dr. Öğretim Üyesi Mesut Saka, hafta kapsamında düzenlenen etkinliklerde organ bağışı süreci ve bağışın hayat kurtarmadaki rolü anlattıklarını ifade ederek, “Vatandaşlara organ bağışıyla birçok insana yeniden umut olmanın önemini anlattık. Çalışmalarla organ bağışı konusunda toplumsal duyarlılığın artırılması ve vatandaşların bilinçlendirilmesi hedefledik” dedi.

Organ bağışının bir insanın hayatına dokunmanın ve birçok kişiye umut olmanın önemli yollarından biri olduğunu belirten Başhekim Mesut Saka, “Organ nakli, işlevini geri dönüşsüz biçimde kaybetmiş organların yerine canlı veya vefat etmiş vericiden sağlıklı organın veya organ bölümünün nakledilmesidir. Doku nakillerinde de amaç, hastalıklı veya hasarlı dokunun tedavisidir ve organ ve doku nakli, uygun hastalarda yaşam kalitesini artıran, ileri evre organ yetmezliklerinde ise hayat kurtarıcı olabilen önemli bir tedavi yöntemidir” diye konuştu.

KİMLER ORGAN BAĞIŞINDA BULUNABİLİYOR?
Öte yandan Sağlık Bakanlığı’nın resmi internet sitesindeki bilgilere göre 2238 sayılı yasaya göre 18 yaşından büyük ve akli dengesi yerinde olan herkes organ bağışında bulunabiliyor. Bağış kararı tamamen gönüllülük esasına dayanır ve kişi dilediği zaman kararından vazgeçebilirken, eğer kişi hayattayken vasiyetname, bağış kartı almak veya online beyan suretiyle organlarını bağışlamamışsa vefatı halinde yakınlarından organ bağışı için izin isteniyor. Bakanlığın sitesinde konuyla ilgili şu ifadeler dikkat çekiyor: “Eğer yakınları buna rıza gösterirse kişinin organları alınabilir. Aile hiçbir zaman buna zorlanmaz ve diledikleri gibi karar verme hakkına sahiptirler. Bağışlanmış olan organın uygunluğu organ bağışlayan kişide beyin ölümü gerçekleştikten sonra araştırılır. Kişinin bağış beyanı beyin ölümü gerçekleşmeden hiç kimse ile paylaşılmaz. Kişi hayattayken kendi hür iradesiyle organ ve doku bağışında bulunabilir. Ancak bu bağışların nakil amacıyla kullanılabilmesi, yalnızca kişinin vefatından (tıbben beyin ölümünün gerçekleşmesinden) sonra mümkündür.”





