Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen ve Anadolu Ajansı abonelerine servis edilen habere göre, toplumda sık rastlanan kalp yetersizliği belirtileri günlük yaşamın olağan bir parçası veya yaşlanmanın doğal sonucu gibi algılanabiliyor. Kalp yetersizliğinin yalnızca kalbin kanı pompalama gücünün azalması anlamına gelmediğini vurgulayan Gök, kalbin gevşeme fonksiyonundaki bozuklukların da bu tabloya yol açabileceğini belirtti. Özellikle günlük aktiviteler sırasında ortaya çıkan nefes darlığı ve çabuk yorulmanın önemli belirtiler arasında yer aldığını ifade eden Gök, yürürken veya merdiven çıkarken sık sık dinlenme ihtiyacının dikkate alınması gerektiğini söyledi.

OBEZİTE VE RİTİM BOZUKLUKLARI RİSKİ ARTIRIYOR

Obezitenin kalp yetersizliği gelişiminde önemli bir risk faktörü olduğunu aktaran Gök, altta yatan nedenin belirlenmesinin tedavi sürecinin önemli bir parçası olduğunu kaydetti. Çarpıntı, baş dönmesi ve bayılmanın daha nadir görülen belirtiler arasında yer aldığını belirten Gök, bu şikayetlerin ortaya çıkması halinde altta yatan ritim bozukluklarının araştırılması gerektiğini ifade etti. Ritim bozukluğu tespit edilmesi durumunda öncelikle bu sorunun tedavi edilmesinin önem taşıdığını vurgulayan Gök, kalp yetersizliğinin nedenine yönelik tedavinin hastalığın seyrinde belirleyici rol oynadığını söyledi.

UŞAK İL SAĞLIK MÜDÜRÜ TARIK ACAR: ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR

Ege’de Yenigün Editörü’nün konuyla ilgili görüşlerini aldığı Uşak İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Tarık Acar, kalp yetersizliğinde erken teşhisin önemine dikkat çekti. Acar, erken teşhis ile kalp yetersizliğinin sebep olduğu hayati riskin azaltılabileceğini ifade etti. Kalp yetersizliğinin yaşam boyu devam eden kronik bir hastalık olduğunu belirten Acar, beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesinin tedavi sürecine katkı sağladığını söyledi. Tuzlu zeytin, turşu ve peynir gibi gıdaların az tüketilmesi veya hiç tüketilmemesinin tansiyonun dengelenmesine katkı sağlayacağını belirten Acar, bunun kalbin iş yükünü azaltarak kalp yetersizliğini hafifletebileceğini ifade etti. Sigara ve alkol kullanımının bırakılması gerektiğini vurgulayan Acar, aşırı kilo varsa dengeli beslenme ile kilo verilmesi ve sıvı alımının ödem durumuna göre kısıtlanması gerektiğini söyledi. Hastaların hafif tempoda ve yorulmayacak şekilde egzersiz yapmasının önemli olduğunu belirten Acar, toplumun kalp yetersizliği konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Kalp yetersizliğinin önlenmesi, ilerlemesinin yavaşlatılması ve yaşam süresinin uzatılmasının doğru bilgilendirme ile mümkün olacağını belirten Acar, doktor, hasta ve hasta yakını ilişkisinin tedavi başarısında büyük rol oynadığını söyledi.

Kaynak: HABER MERKEZİ