Bilim-Teknik

Çeltiğin babası, Kayı, Irmak ve Yörük'ü üreticiyle buluşturdu

Türk tarımına yönelik katkıları nedeniyle “çeltiğin babası” olarak anılan Ziraat Mühendisi Dr. Halil Sürek, 11 yıl boyunca yaptığı çalışmaların ardından Yörük, Irmak ve Kayı adını verdiği 3 çeşit çeltiği üreticilerle buluşturdu.

Abone Ol

Türk tarımına kattıkları nedeniyle "çeltiğin babası" olarak anılan Ziraat Mühendisi Dr. Halil Sürek, iklim değişikliğinin yol açtığı kuraklık ve hastalıklara dayanıklı geliştirdiği 3 yeni çeşidi çiftçilerin kullanımına sundu. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesinden 1978'de mezun olduktan sonra uzun yıllar Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Çeltik Bölüm Başkanlığını yapan Sürek, kamu ve özel sektörde 48 yıla yaklaşan meslek yaşamında çeltik üzerine önemli çalışmalara imza attı. Yeni çeltik türleri üzerine yaptığı bilimsel araştırmalardan dolayı "çeltiğin babası" olarak adlandırılan Sürek, kamudan emekliye ayrılınca bilgi birikimini 2020'den bu yana özel sektördeki tarım firmalarında sürdürüyor. Son yıllarda, iklim değişikliğinin getirdiği kuraklık ile aşırı ve ani yağışların neden olduğu hastalıklara karşı dayanıklı çeltik çeşitleri üzerine yoğunlaşan Sürek, yarım asra yaklaşan bilgi birikimi ve tecrübesinin ürünü olan ve 11 yıl üzerine çalıştığı "Yörük", "Irmak" ve "Kayı"yı geliştirdi.

“GELİŞTİRDİĞİM ÇELTİKLERİN AMİRAL GEMİSİ OSMANCIK, YATKIN, BALDO TİPİ EDİRNE”

Tarım ve Orman Bakanlığınca Agrobest Grup adına tescillenen ve saha denemelerinde olumlu sonuçlar veren yeni çeşitler, kuraklık ve aşırı yağış koşullarına dayanıklılığının yanı sıra yüksek verim ve kaliteli dane yapısıyla öne çıktı. Sürek, Anadolu Ajansı muhabirine, şimdiye kadar 80'e yakın çeltik çeşidi geliştirdiğini söyledi. Tescillenen çeltik çeşitlerinin çoğunun Türk tarımında kullanıldığını dile getiren Sürek, "Geliştirdiğim çeltiklerin amiral gemisi Osmancık, Yatkın, baldo tipi Edirne. Emekliliğin ardından çalışıyorum. Bu şirkette geliştirdiğim Bavra, Akkurt ve yeni tescil olanlar da var. Şu anda sektöre çıktığım zaman bütün sektör bileşenlerinden saygı görüyorum. Bu beni onurlandırıyor ve insanlığa hizmet ettiğim için yurt içinde ve dışından tanınıyorum. Bu durum beni maddi kazançtan çok manevi bir kazanç olarak daha tatmin ediyor." diye konuştu. Sürek, teknoloji ilerledikçe tarımsal üretim ile tüketiminin farklılaştığını belirtti.

11 YIL BOYUNCA ÇALIŞTI VE TÜRK DAMAK TADINA UYGUN BİR ÜRÜN ORTAYA ÇIKARDI

Üzerinde 11 yıl çalıştıklarını yeni çeşitlerin Türk damak tadına uygun olduğunu vurgulayan Sürek, şunları konuştu: "Ürünler iklim değişikliklerinden etkileniyor. Kimi zaman yağışlar kimi zaman da sıcaklıklar verimi düşürüyor. Veyahut yağışlar ve sıcaklar birbirine eşit giderse mantar hastalıkları ortaya çıkabiliyor. Yeni çeşitlerimiz özellikle mantar hastalıklarına genetik olarak dayanıklı. Çiftçimiz mantar hastalık riski olduğu zaman yılda iki, üç defa ilaç atmak zorunda kalıyor. Bu çeşitlerde ilacı atmayacak, masraftan kurtulacak. İlacın çevreye bir olumsuz etkisi olmayacak. Yeni geliştirilen çeşitler boyu kısa, yaprakları koyu renkli. Kısa süreli 5-10 günün altındaki susuzluk streslerini daha tolere edilebilecek durumda yapıya sahip. Yörük, Kayı ve Irmak çeşitleri normal koşullarında dekarda 10 tondan fazla verime sahip."

ÜRETİCİLER YENİ ÇEŞİDE İLGİ GÖSTERDİ

Agrobest Grup İş Geliştirme Direktörü Oğuzhan Eroğlu ise global bir Türk firması olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının tescillediği AR-GE merkezleri ve laboratuvarlarıyla Türk tarımına araştırma ve geliştirme konusunda önemli çalışmalara imza attıklarını söyledi. Yörük, Kayı ve Irmak çeşitlerinin Türkiye'nin yanı sıra çevre ve Uzak Doğu ülkelerindeki üretime katkı sağlayacağını belirten Eroğlu, "Bu ürünler, çiftçilerimiz tarafından yaptığımız deneme çalışmalarında çok büyük ilgiyle karşılandı. Özellikle civar ülkelerden gelen çiftçiler de bu ürünlere ciddi anlamda bir talep oluşturdu. Önümüzdeki dönemde sadece ticari anlamda değil, Türkiye tarımına sağladığımız katkıyla bu çeşitlerimiz iyi bir noktaya gelecek." ifadelerini kullandı.