Bu yıl Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okul öncesinden liseye kadar tüm kademelerde Ramazan ayı boyunca dini etkinlikler uygulama kararı alınması ve uygulamaya başlanmasının ardından Uşak Eğitim İş Sendikası Şube Başkanı Bülent Gün, bu kararın kanunlara aykırı olduğunu savunarak itiraz etti. Gün yapmış olduğu açıklamada alınan kararın Anayasaya, Milli Eğitim Temel Kanununa, Eğitim bilimlerine ve Uluslararası Çocuk Hakları sözleşmesine aykırı olduğu gerekçesiyle itiraz ettiğini belirtip, Anayasada bulunan 24. ve 42. maddeleri örnek göstererek : "Anayasada; "Her Türk vatandaşı eşitlik çerçevesinde, hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine sahiptir." der. 24. maddede, "Herkes vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir." der. 42 maddede, "Eğitim öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre devletin gözetim ve denetimi altında yapılır." der." ifadelerini kullanarak, Uluslararası Çocuk Hakları sözleşmesinden örnek göstererek "Düşünce veya inançları nedeniyle çocukların her türlü ayrıma veya cezaya tabi tutulmasına karşı devlet etkili biçimde korunması için gerekli tüm önlemleri alır." dedi.
"DİN SEVGİSİ KİMSENİN TEKELİNDE DEĞİLDİR”
Eğitim İş Sendikası Uşak Şube Başkanı Gün, çocukların kamusal eğitimin laik ve bilimsel niteliğini korumayı amaçladığını belirterek; "Hiç kimse birleştirici unsur olan dine karşı değildir. Ancak inancı diline dolayıp kamusal alanda üye devşirme aracı yapanlara karşı, Allah ve peygamber sevgisinin kimsenin tekelinde olmadığını hatırlatıyoruz." vurgusunu yaptı. Asıl sorununun görmezden gelindiğini ve ideolojik tartışmalarla konfor alanlarını koruduklarını belirten Gün, her 4 çocuktan birinin okula aç gitmesi ve vergi dilimi adaletsizliği olduğunu belirterek öğretmenlik mesleğinin saygınlığının azaldığını ve mülakatla istihdam sorununyla karşı karşıya olunduğunu belirtti. Ayrıca eğitim modeli olan "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" ve karma eğitime yönelik riskler olduğunu vurgulayan Gün, özlük haklarının tehlikede olduğuna dikkat çekerek 657 sayılı kanunun güvencesizleşmesi ve emeklilikteki olumsuz koşullar doğurabileceğini hatırlatarak asıl sorunun bunlar olduğuna değindi. Gün, eleştirilerin odağındaki sendikalara seslenerek "Etkili ve yetkili olduğunuz halde neden alanlarda değilsiniz? Varlık sebebiniz çalışanların haklarını korumak değil mi?" sorularını yöneltti. Gün, "Her türlü baskı ve mobbinge karşı laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelesinden ödün verilmeyeceğini dile getirerek "Korkmayacağız, sinmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz!" ifadeleriyle açıklamayı sonlandırdı.



