Emekli öğretmen Uğur Gökkaya’nın anlatımıyla o dönemde yaşananları aktaran Dernek Başkanı Mehmet Keyvanoğlu, 6 veya 7 Eylül 1922 günü, Güre’nin kurtulduğu dönemde, ava giden 6 ila 7 kişinin Yunanlılar’ın saldırısı sonucu şehit edilişine de yer verdi. Mehmet Keyvanoğlu, Arap Selim ve beraberindekilerin öyküsünü, emekli öğretmen Uğur Gökkaya’dan dinleyerek, şöyle nakletti: Arap Selim tahminen 1885 doğumlu Suriye Türkmenlerindendir. Yemen Cephesinde dağılıp gruplar halinde Anadolu’ya dönmeye çalışan Osmanlı Askerlerine rehberlik edip ekmek ve su temin eden bir kahraman. Elbette bu yaptıkları İngilizlerin ve Arap çetelerin dikkatinden kaçmıyor. Orada can güvenliğinin kalmadığı hisseden Arap Selim bir grup Osmanlı Askeri ile Anadolu’nun yolunu tutuyor.

Bu civardan olan Asker grubuna denk geldiği için onlarla beraber geceleri yürüyüp, gündüzleri güvenli yerlerde geçiriyorlar.1910 yılının sonu,1911 yılının başı gibi Mıdıklı köyüne geliyorlar. Burayı seven Arap Selim burada kalmaya karar veriyor. Beraber geldiği Askerlerin ve çevrenin etkisi ile köyün zengin ve dul kadını Havva ile evleniyor. Havva’dan 1914 yılında Fatma isimli bir kızı oluyor. Fatma’nın doğumundan kısa bir süre sonra (1918 yılında) Havva’nın sol ayağında bir hastalık meydana geliyor. Kangrene dönüşen hastalık sonucu dizinin altından sol ayağı kesiliyor. Arap Selim bu kez edindiği dostlar sayesinde Güre’de başka bir dul kadını eş ediniyor. Bu kadından da Ayşe ve Nermin adında iki kızı oluyor. Ava meraklı olan, iyi saz çalan ve türkü söyleyen Arap Selim, oturaklara çağrılır, sohbetlere katılarak günler geçer.

GÜRE TOPSAHASININ ALTIDA KADI BOĞAZI DENİLEN YERDE ŞEHİT EDİLİYORLAR

6 veya 7 Eylül 1922 günü, Güre’nin kurtulmasıyla, Güre’de kalan, Kuvayı Milliyeci olan iki-üç kişi ve yine Güre’den küçük sayılabilecek yaşlarda olan altı arkadaşı ile ava gidiyoruz, diye evlerinden çıkarlar. Beylerhan köprüsü yönüne doğrulurlar. Bu arada Eski İzmir yolundan ara ara artık Yunan askerleri 5’er 10’arlı gruplar halinde İzmir yolunda ilerlemektedir. Rastladıkları köylüleri soyan, öldüren, evleri yakan bu gruplardan bir tanesi ile şimdiki Güre top sahasının altında Kadı boğazı denilen yerde karşılaşırlar. Müsademeye (çatışma) girip girmedikleri belli değil ancak yedi arkadaş burada şehit ediliyor.

788017608 10226614427106256 187285056472706618 N

ARAP SELİM’İN DUL EŞLERİ VE 3 KIZ ÇOCUĞU NE OLDU?

Arap Selim’den geriye 2 dul ve 3 kız çocuğu yetim kalıyor. Daha sonra bu dul ve yetimler birbirine gidip gelmeye başlıyorlar. Yatılı ziyaretler bazen günler boyu sürecek, kızlar öz kardeşten daha fazla birbirini sevecektir. Soyadı kanunu ile Havva, malı ve hayvanı çok olan anlamına gelen TUVAR soyadını alacaktır. Yaşı geldiğinde Ayşe, Güreli Ahmet Öktem ile evlenecektir. Nermin ise küçük yaşlarda Uşaklı Koçlar ailesine evlatlık verilmiş yaşı geldiğinde de Devlet Demiryolunda çalışan Balıkesirli Mahir Birgül ile evlenecektir. Uzun süre Uşak’ta kaldıktan sonra Balıkesir’e tayinleri çıkar. Daha sonra emekli olan Mahir Birgül ve Nermin, Demirkapı köyüne yerleşirler.1970 yılı Şubat ayında Uğur Gökkaya annesi Fatma’nın ısrarı üzerine Demirkapı köyünde teyzesini bulur. İki-üç gün orada kalır. Ancak bazı terslikler ve iki kız kardeşin gereksiz inadı yüzünden kardeşleri bir araya getiremez. En son, annesi Fatma Alzheimer hastası olur ve yatağa bağımlıdır. Bu halde bile o bıraktı gitti, bizi aramadı derdinde, diğeri beni gönderdiniz bir daha aramadınız, derdindedir. Bunlar Uğur Gökkaya sayesinde aşılır, bu kez de ben büyüğüm o gelecek, sorunu başlar, Sonunda buluşulur, ama Fatma kardeşini tanıyacak halde değildir, hatta ismini bile hatırlayamaz. Nermin 15 gün kadar Uşak’ta kalır, doğduğu büyüdüğü yerleri gezer. Dönüş günü vedalaşma çok hazin olur. Fatma, bu ziyaretten bir-iki sonra 1997 yılında vefat etmiştir.

YARIN;

KÖTÜ ELLEZLİ-KÜÇÜK İLYASLI KÖYÜ(**)

Kaynak: HABER MERKEZİ