Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı konuşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Duran, Erdoğan’ın zirvede teşkilatın ulaştığı küresel ekonomik ve demografik büyüklüğe dikkat çektiğini, ulaştırma ve enerji alanlarında iş birliğinin geliştirilmesinin önemini vurguladığını ifade etti. Türkiye’nin stratejik konumunun bölgesel ve küresel bağlantılar açısından kritik bir rol üstlendiğini belirten Duran, yapılan değerlendirmelerin Türkiye’nin çok taraflı diplomasi yaklaşımını ortaya koyduğunu kaydetti. Şanghay İşbirliği Teşkilatı’nın yaklaşık 3,5 milyar nüfusu ve 35 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğüyle küresel sistemde giderek daha etkin bir yapı haline geldiğine dikkat çeken Duran, bu çerçevenin özellikle ulaştırma koridorlarının geliştirilmesi ve enerji arz güvenliğinin sağlanması açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Duran ayrıca, Türkiye’nin Hazar Geçişli Orta Koridor Girişimi’nin Kuşak ve Yol Girişimi ile uyumlu hale getirilmesine büyük önem verdiğini, Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile her alanda iş birliğinin geliştirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Zirvede Türkiye’nin “yükselen bir yıldız” olarak nitelendirilen teşkilatla ilişkilerini güçlendirme iradesinin de vurgulandığını aktardı.

KUŞAK VE YOL GİRİŞİMİNİN KÜRESEL ÇERÇEVESİ
Ege'de Yenigün İHS Editörü'nün yaptığı derlemeye göre; Kuşak ve Yol Girişimi, ilk kez Çin Devlet Başkanı Şi Cinping tarafından 2013 yılında Kazakistan ve Endonezya ziyaretleri sırasında gündeme getirildi. İlk etapta “Bir Kuşak ve Bir Yol” olarak anılan girişim, kara ve deniz olmak üzere iki ana bileşenden oluşan küresel bir altyapı ve ticaret ağı hedefiyle şekillendirildi. Vikipedi üzerindeki bilgilere göre “İpek Yolu Ekonomik Kuşağı” olarak adlandırılan kara ayağı, Orta Asya üzerinden uzanan kara ve demir yolu hatlarıyla tarihi İpek Yolu güzergâhı üzerinde Doğu-Batı ticaretinin yeniden canlandırılmasını amaçlıyor. Bu kapsamda Avrupa ile Asya arasında kesintisiz bir lojistik ağ kurulması hedefleniyor. “21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu” olarak tanımlanan deniz ayağı ise Batı Pasifik ve Hint Okyanusu üzerinden Güneydoğu Asya, Güney Asya, Orta Doğu, Afrika ve Avrupa’yı birbirine bağlayan deniz ticaret hatlarını kapsıyor. Böylece küresel ticaret akışının deniz yolu üzerinden daha geniş bir coğrafyaya yayılması planlanıyor. Tarihte Marco Polo ve İbn-i Battuta gibi seyyahların izlediği ticaret yolları ile Çinli denizci Zheng He’nin ulaştığı rotaların modern dönemde yeniden canlandırılması hedefleniyor. Çin lideri Şi Cinping’in imza projelerinden biri haline gelen Kuşak ve Yol Girişimi, 2017 yılında Çin Komünist Partisi’nin 19. Ulusal Kongresi’nde parti tüzüğüne dahil edildi. Çin Halk Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yılı olan 2049, projenin tamamlanması için hedef tarih olarak belirlenirken, Kuşak ve Yol Girişimi ülkenin uzun vadeli kalkınma stratejisinin temel unsurlarından biri haline geldi.

ALTI ANA KARA GÜZERGÂHI VE DENİZ İPEK YOLU
Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında 6 ana kara koridoru ve Deniz İpek Yolu bulunurken, Çin’den Avrupa’ya uzanan ilk hat “Yeni Avrasya Kara Köprüsü” olarak adlandırılıyor ve Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nden başlayarak Orta Asya üzerinden Rusya ve Doğu Avrupa’ya kadar uzanıyor. Anadolu Ajansı'ndaki bilgilere göre; “Çin-Orta Asya-Batı Asya Koridoru” ise Şian’dan başlayarak Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan üzerinden Hazar Denizi’ne, oradan Kafkasya ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşan güzergâhı ifade ediyor. Bu hatta alternatif olarak Afganistan ve İran üzerinden Türkiye’ye bağlanan ikinci bir kol da yer alıyor. Türkiye, söz konusu koridorların önemli geçiş ve bağlantı noktalarından biri olarak öne çıkarken, Hazar geçişli Orta Koridor ile Kuşak ve Yol Girişimi arasında stratejik bir uyum alanı bulunduğu değerlendiriliyor.



