İstanbul'un Bizans ve Osmanlı imparatorluklarına başkentlik yaptığı yaklaşık 1600 yıllık dönemi ele alan sergi, şehrin sanatsal ve kültürel mirasını uluslararası ziyaretçilerle buluşturacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinasyonunda hazırlanan sergide, Bakanlığa ve Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Başkanlığına bağlı müze ve kuruluşlardan ödünç alınan eserler de bulunacak. Sergi, 9 Mayıs 2027 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.

SERGİDE 200’DEN FAZLA ESER YER ALACAK

Milattan sonra 330 yılından 1922'ye kadar uzanan dönemi kapsayan sergi, dört ana bölümden oluşacak. Sergide ipekli dokumalar, çini ve seramikler, mozaikler, değerli metaller, heykeller, mimari süslemeler, el yazmaları ve tabloların bulunduğu 200'den fazla eser sergilenecek.

Serginin dikkat çeken eserleri arasında, 1479 yılında Venedikli sanatçı Gentile Bellini tarafından yapılan Fatih Sultan Mehmed portresi de bulunuyor. Londra National Gallery'den ödünç alınan portre, Topkapı Sarayı Koleksiyonu'ndaki 16. yüzyıla ait 2. Selim kaftanıyla birlikte sergide yer alacak.

Bizans imparatorlarının Büyük Sarayı'na ait 6. yüzyıl mozaikleri de serginin önemli parçaları arasında bulunuyor. 1935 yılındaki arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan mozaikler, ilk kez İstanbul dışında ziyaretçilerin karşısına çıkacak.

Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonu'ndan 19. yüzyıla ait Osmanlı kadın kıyafetleri ve hat sanatı örnekleri de sergide gösterilecek. Yapı Kredi Koleksiyonu'ndan Osman Hamdi Bey'in “Gezintide Kadınlar” adlı tablosu da ziyaretçilerin görebileceği eserler arasında bulunuyor.

ÖMER KOÇ: İSTANBUL'UN ZAMANSIZ BİR NİTELİĞİ VAR

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, sergi kitabındaki takdim yazısında İstanbul'un tarihsel ve kültürel önemine değindi. Şehrin coğrafi konumunun ticaret, sanat ve zanaat alanlarında yüzyıllardır canlılığını korumasına katkı sağladığını belirtti.

Koç, Bizans ve Osmanlı kültürlerinin İstanbul'da önemli bir sentez oluşturduğunu ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:

“Yüzyıllar boyunca burada üretilmiş ve bugün dünyanın dört bir yanındaki müze ve koleksiyonlarda korunup sergilenen sanat eserleri, İstanbul'un kültürel mirasının evrensel niteliğine ve kalıcı etkisine şahitlik ediyor.”

Sergiye destek vermekten gurur duyduklarını belirten Koç, eserlerin İstanbul'un tarih boyunca yaşadığı kültürel değişimi ve birikimi yansıttığını kaydetti.

SERGİNİN KÜRATÖRÜNDEN İKİ İMPARATORLUK VURGUSU

Serginin küratörü Tim Stanley de Bizans ve Osmanlı imparatorluklarının sanat eserlerini aynı çatı altında buluşturmanın heyecan verici olduğunu söyledi.

Konstantinopolis ve İstanbul'un geçmişte olduğu gibi bugün de dünyanın önemli şehirlerinden biri olduğunu belirten Stanley, iki imparatorluğun sanatsal mirasının günümüzde etkisini sürdürdüğünü ifade etti.

Stanley, sergide iki imparatorluğun hikâyelerini ve sanat eserlerini bir araya getirerek İstanbul'un tarihsel yolculuğunu uluslararası ziyaretçilere anlatmayı amaçladıklarını kaydetti.

Kaynak: HABER MERKEZİ