Uşak İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Tarık Acar, 12 Mart Dünya Böbrek Günü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, böbrek hastalıklarının küresel bir sağlık sorunu olduğunu kaydetti. Böbrek hastalıklarında da tıpkı diğer rahatsızlıklarda olduğu gibi erken tanının büyük önem taşıdığını kaydeden Doç. Dr. Tarık Acar, bu yılki böbrek gününün ana temasının sağlıklı bir çevre ve sağlıklı birey olduğunu kaydetti. Doç. Dr. Tarık Acar, “Temiz suya erişim, hava kirliliğinin azaltılması, sağlıklı besin zinciri ve sürdürülebilir yaşam koşulları, böbrek sağlığının korunmasında temel unsurlar arasında yer almaktadır” dedi.
DÜNYADA 850 MİLYON KİŞİ BÖBREK HASTALIKLARINDAN ETKİLENİYOR
Dünya genelindeki böbrek hastalarının sayıları hakkında bilgi veren Do. Dr. Acar, güncel tahminlere göre dünya genelinde yaklaşık 850 milyon kişi böbrek hastalıklarından etkilendiğini ve her yıl yaklaşık 11 milyon kişinin de bu nedenle hayatını kaybettiğini söyledi. Doç. Dr. Acar, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan 2024 yılı ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine vurgu yaparak, “Bu rakamlara göre de ülkemizde gerçekleşen ölümlerin yüzde 3,2'si böbrek yetmezliği nedenlidir” diye konuştu.
ÇEVRESEL FAKTÖRLER BÖBREK SAĞLIĞINI ETKİLİYOR
Böbrek sağlığını etkileyen unsurların başında çevre sağlığının geldiğini aktaran Doç. Dr. Acar, şöyle söyledi: “İklim değişikliği, çevre kirliliği, sağlıksız kentleşme ve temiz su kaynaklarına erişimde yaşanan sorunlar; böbrek hastalıkları riskini artıran önemli çevresel faktörlerdir. Kirli suya maruziyet, hava kirliliği, kimyasal maddeler ve sağlıksız yaşam koşulları, böbrekler üzerinde uzun vadeli olumsuz etkilere yol açabilmektedir. Bu nedenle böbrek sağlığının korunması, yalnızca bireysel önlemlerle değil; çevrenin korunması, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı ve sağlıklı yaşam alanlarının oluşturulmasıyla mümkündür”.
AİLE HEKİMLERİ RİSKLİ BİREYLERİ YÖNLENDİRİYOR
Doç. Dr. Acar, aile hekimlerinin hipertansiyon, diyabet, obezite, kardiyovasküler risk ve çok yönlü yaşlı değerlendirmesi açısından kendilerine kayıtlı bireylerin ilgili hastalıklara ya da durumlara yönelik risk durumlarını belirlediğini ifade ederek, “Risk değerlendirmesi sonucuna uygun yaşam tarzı değişiklikleri konusunda danışmanlık vermekte; hastaların tedavilerini düzenlemekte, gerekli hallerde bu kişileri bir üst basamağa ya da sağlıklı hayat merkezlerine yönlendirmektedirler” dedi.




