Hutbede, ibadetlerin insanın yaratılış amacı ve imanının hayata yansıması olduğu belirtildi. Namazın insanı kötülüklerden uzaklaştırdığı, orucun sabrı ve yardımlaşmayı öğrettiği, zekâtın paylaşma bilincini güçlendirdiği, haccın ise insanlar arasındaki eşitliği hatırlattığı ifade edildi.
ORGAN VE KAN BAĞIŞINA DİKKAT ÇEKİLDİ
Cuma hutbesinde helal kazanç elde etmek, alışverişte dürüst davranmak, çalışıp üretmek ve aile, akraba ve komşularla ilişkileri güçlü tutmanın da ibadet olduğu belirtildi. Engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmak, ihtiyaç sahibi öğrencilerin eğitimine destek olmak ve geçim sıkıntısı yaşayan komşulara yardım etmek de ibadet kapsamında değerlendirildi. Hutbede, Hz. Muhammed'in "Kul, kardeşinin yardımında olduğu sürece, Allah da o kulun yardımcısıdır" hadisine yer verildi.
Hutbedeki şu ifadeler dikkat çekti: "Yeri geldiğinde yüzümüzde beliren bir tebessüm, yeri geldiğinde insanlara eziyet veren engelleri kaldırmak, yeri geldiğinde ise mazlum ve mağdurlara el uzatmak bir sadakadır ve her sadaka bir ibadettir. Kimi zaman bir hastaya kan vererek can olmak, kimi zaman da çaresizce bekleyen bir kardeşimiz için dini ve tıbbi hassasiyetleri dikkate alarak organ bağışında bulunmak bir iyiliktir ve her iyilik bir ibadettir. Ayet-i kerime gayet açıktır: “…Kim, bir insanın hayatını kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur…”
GÜN GELİR NEFSİMİZ BİTER, ADIMLARIMIZ DURUR DÜNYAYA AİT OLAN NE VARSA GERİDE BIRAKIP GİDERİZ
"Ömrümüz kısa, dünya geçici, ahiret hayatı ise haktır, gerçektir ve ebedidir. Gün gelir; nefesimiz biter, adımlarımız durur, dünyaya ait olan ne varsa geride bırakır gideriz" denilen hutbe, şöyle devam etti; "Evet, Değerli Kardeşlerim! Asıl mesele, dünyada ne kadar kaldığımız değil, Allah’a olan kulluğumuz ve O’nun rızası için yaptığımız iyiliklerimizdir. Asıl mesele, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, “…Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır” tavsiyesine uyarak ömrümüzü ibadete çevirebilmektir"





