Kültür

Uşak'ta tasavvuf geleneği Cumhuriyet döneminde de devam etti!

Uşak Araştırmaları Derneği tarafından düzenlenen "Niyazi Mısri'den Cemaleddin Kunat Aziz'e Uşak Halvetileri" isimli program kapsamında bir konferans veren Dr. Musta Tatcı, Uşak'ta tasavvuf geleneğinin Cumhuriyet döneminde de sürdüğünü ifade etti.

Abone Ol

Uşak’ta düzenlenen kültür ve tasavvuf sohbetinde katılımcılar, kentin yüzyıllara uzanan tasavvuf mirasını ve Niyazi Mısri’nin Uşak ile bağlantılarını ele aldı. Programa yoğun katılım sağlanırken konuşmacı Prof. Dr. Mustafa Tatcı, Uşak’ın Anadolu tasavvuf tarihindeki yerini çeşitli kaynaklar ve silsileler üzerinden değerlendirdi. Mustafa Tatcı, konuşmasında Uşak’ın yalnızca bir Anadolu şehri olmadığını aynı zamanda güçlü bir tasavvuf merkezi olarak önemli bir rol üstlendiğini vurgularken; Alaaddin Uşakî, Hüsameddin Uşşakî ve Yiğitbaşı Ahmet Şemseddin Marmaravî gibi isimlerin şehrin manevî tarihindeki etkisini detaylı şekilde aktardı. Yiğitbaşı Ahmet Şemseddin Marmaravî’den başlayarak Vâhib Ümmî, Eroğlu Nuri, Ümmî Sinan ve Niyâzî-i Mısrî’ye uzanan tasavvuf silsilesini açıklayan Tatcı, bu silsilenin Uşak ile Elmalı arasında kurulan güçlü manevî bağın en önemli göstergelerinden biri olduğunu özellikle ifade etti.

NİYÂZÎ-İ MISRÎ’NİN UŞAK BAĞLANTISI VE TARİHİ KAYNAKLAR ÜZERİNDEN DEĞERLENDİRİLDİ

Günümüzde Ala Camii olarak bilinen bölgede geçmişte Halvetî tekkesinin bulunduğunu belirterek bu alanın tasavvuf tarihi açısından önemini vurgulayan Tatcı, Niyâzî-i Mısrî’nin gençlik yıllarında Uşak’a geldiğini ve burada Halvetî çevresiyle temas kurarak Ümmî Sinan’a intisap ettiğini aktardı. Konya Yazma Eserler Kütüphanesi’nde yer alan mecmualar ve Uşaklı mutasavvıflara ait önemli kayıtların bulunduğunu belirten Tatcı, Ahmed Matlaî, Mustafa Muslihiddin Efendi ve Şeyh Mehmet Efendi gibi isimlerin bu kaynaklarda yer aldığını ve araştırmaların sürdüğünü ifade etti.

UŞAK’TA TASAVVUF GELENEĞİ CUMHURİYET DÖNEMİNDE DE DEVAM ETTİ

Konuşmasında Hüsameddin Uşşakî ve Uşşâkîlik geleneğine değinerek bu yapının Uşak ile olan güçlü bağını detaylı şekilde aktaran Tatcı, Uşak’ın tarih boyunca “aşıklar diyarı” olarak anılmasının tasavvuf geleneğiyle doğrudan ilişkili olduğunu özellikle vurguladı. Tatcı, Sadık Efendi, Yamalızade Aziz Rıza Efendi, Yakupzade Hafız Mustafa Efendi ve Cemalettin Efendi çizgisinin tasavvuf geleneğini sürdürdüğünü belirtti. Niyâzî-i Mısrî’nin tasavvuf edebiyatında Yunus Emre, İbnü’l-Arabî ve Mevlânâ çizgisini birleştiren önemli bir şahsiyet olduğunu ifade eden Tatcı, programın sonunda bir imza programı düzenledi.