Uşak’ın Ulubey ve Eşme ilçelerinde sınırları olan ve son dönemlerde kullandığı yoğun su nedeniyle eleştirilen Kışladağ altın madeninin işletmecisi TÜPRAG Genel Müdürü Mehmet Yılmaz, Türkiye Madenciler Derneği Başkanı unvanıyla, yaptığı değerlendirmelerde, madenlerin rehabilitasyonu adına önemli adımların atıldığını ve işin bir diğer boyutunun da ihracat olduğunu kaydetti. Yer altında 3,5 trilyon dolarlık bir altının bulunduğuna dair bir modelle olduğunu ve Türkiye’nin kendi ihtiyacı olan maden ürünlerini bu ülkede üretebilme kabiliyeti olması gerektiğini belirten Yılmaz, şöyle söyledi: “Yer altında büyük bir servetimiz varken ve bunları üretmekle mükellefiz ve üretmediğimiz zaman dışarıdan alıyoruz. 2026 perspektifine bakarsak, bu sefer bu dış ticaret açığını kapatmak lazım. Türkiye, Tetis kuşağı üzerinde ve bu kuşakla beraber ihtiyacımız olan şey insan gücü ve finansman. Madencilikteki arama finansmanı yüzde 50 riskle başlıyor ve bu alana olabildiğince risk sermayesi çekersek, aramalar ve işletmecilik tarafından iyi bir potansiyeli aktive edebiliriz” diye konuştu.
SERMAYENİN BELİRSİZLİKTEN RAHATSIZ OLDUĞUNU İFADE ETTİ
Sermayenin en çok belirsizlikten rahatsız olduğunu belirten Mehmet Yılmaz, geçen yıl çıkan maden yasasının bu belirsizliği ortadan kaldırmak için önemli olduğunu kaydetti. Yılmaz, sermayenin netleşmesi ve mevzuattaki bazı noktaların düzenlemesiyle arama sermayesinin Türkiye’ye çekilebileceğini aktardı. Çevresel etkilere değinen Mehmet Yılmaz, Türkiye Madenciler Derneği’nde 18 STK bulunduğunu ve önce insan, sonra çevre ve madencilik anlayışıyla çalıştığını kaydetti. Madencilik sektöründe olumsuz bazı örnekler olduğunu ve Türkiye’de artık konunun standartlarla yönetilmesi gerektiğini aktaran Mehmet Yılmaz, çevresel olaylarda da şeffaf raporlamaların gerektiğini söyledi.
“KARŞI TARAFTA OLANLARIN NE YAPILIRSA YAPILSIN KARŞIYIM DÜŞÜNCESİNDEN VAZGEÇMESİ LAZIM”
Türkiye Madenciler Derneği ve Kanada Madenciler Derneği’nin ortak çalışmalar yaptığını ve çevresel standartlara uyma noktasında 11 firmanın çevreyle ilgili algıları kırmak için çalıştığını söyledi. Yılmaz, “Biz bunu yaparken, karşı tarafta bulunan STK’ların da doğruyu görüp, ülkenin ham madde ihtiyacının da bir gereklilik olduğunu anlayıp, ne olursa olsun karşıyım ve ne yapılırsa yapılsın karşıyım düşüncesinden vazgeçmesi lazım. Bu sektörde bugün 200 bin kişi çalışıyor ve biz ailelerle beraber 1 milyon kişiyiz. Ülke menfaatini gözetmeliyiz, dünya artık petrol savaşlarını bitiriyor ve maden savaşlarına başlıyor” dedi.