İklim değişikliğinin ekosistemler üzerindeki etkileri yalnızca çevresel sorunlarla sınırlı kalmayıp bulaşıcı hastalıkların yayılım dinamiklerini de değiştiriyor. Uzmanlar, kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşabilen hantavirüs enfeksiyonlarının, sıcaklık artışları, yağış rejimlerindeki değişimler ve habitat dönüşümleriyle bazı bölgelerde daha sık görülebileceğine işaret ediyor.

Thumbs B C D24A56Cec712Fe3247Edd91F27B699Ed

ÖĞRETİM ÜYESİ ÖKTEM; “İNSANDAN İNSANA BULAŞ RİSKİ OLDUKÇA SINIRLI”

Anadolu Ajansı kaynaklı soruları yanıtlayan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Mehmet Ali Öktem, hantavirüsün kemirgenlerden insanlara geçen, genetik bilgisini DNA yerine RNA molekülü üzerinden taşıyan ve bu nedenle özellikle hızlı değişim gösterebilen RNA virüsü grubunda yer aldığını söyledi. Hastalığın ilk kez 1950'li yıllarda Kore Savaşı sırasında tanımlandığını aktaran Öktem, virüsün bugün farklı coğrafyalarda farklı kemirgen türleriyle taşınan geniş bir aile oluşturduğunu belirtti. Virüsün, kemirgenlerde belirgin bir hastalık oluşturmadan idrar, dışkı ve tükürük yoluyla çevreye yayıldığını, insanlara ise çoğunlukla virüs taşıyan toz ve partiküllerin solunmasıyla bulaştığını kaydeden Öktem, "Tarla sürme, ahır temizliği ya da kırsal alanlarda yapılan faaliyetler sırasında havaya karışan partiküller risk oluşturabilir. İnsandan insana bulaş ise oldukça sınırlı, yalnızca bazı Andes virüsü varyantlarında nadir vakalar görülebiliyor." dedi.

Thumbs B C 2Cf9D3Af41D18156Ebb0De47Bdaf9Fdb

VİRÜS; NEMLİ VE KAPALI ORTAMLARDA DAHA UZUN SÜRE CANLI KALABİLİYOR

Ölüm oranlarının virüs tipine göre değişmekle birlikte yüzde 5 ila 50 arasında değiştiğini aktaran Öktem, virüsün nemli ve kapalı ortamlarda daha uzun süre canlı kalabildiğini söyledi. Öktem ayrıca iklim değişikliğinin hantavirüsün yayılımında doğrudan olmasa da dolaylı etkiler oluşturduğunu dile getirerek özellikle yağış rejimi ve nem artışının kemirgen popülasyonlarını artırabildiğini bu durumun da virüsün doğadaki dolaşımını güçlendirebildiğini vurguladı. Öktem, "Güneş ışınımı ve ultraviyole etkisi ise virüsün dış ortamda kalıcılığını azaltıyor. Buna karşılık nemli ve kapalı ortamlarda daha uzun süre canlı kalabiliyor" şeklinde uzman görüşü bildirdi. Kırsal bölgelerde yaşayanlar ile tarım, ormancılık ve saha çalışmaları gibi doğrudan doğayla temas gerektiren meslek gruplarının daha yüksek risk altında bulunduğunun altını çizen Öktem, Türkiye'de hantavirüs riskinin bölgesel farklılıklar gösterdiğini bildirdi. İklim değişikliğiyle birlikte bu risk haritasının da dinamik biçimde yeniden şekillendiğini ifade eden Öktem, pandemi düzeyinde yayılım ihtimalinin ise mevcut koşullar ve bulaş özellikleri dikkate alındığında düşük olduğunu söyledi.

02.07 17 New Folder (4) 20240821 2 65212106 104066856

BÖLGESEL VE TÜR BAZLI TARAMA YAPILMASI GEREKİYOR

Türkiye'de 69 kemirgen türü bulunduğunu, bunların 15 kadarının hantavirüs taşıma potansiyeline sahip olduğunu kaydeden Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Sözen ise bu türlerin dağılımının yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda insan baskısı, arazi kullanımı değişimi ve iklim etkileriyle de yeniden şekillendiğini söyledi. Sözen, "Doğu Anadolu'da virüs taşıyan bir tür, Akdeniz'de taşımayabiliyor, bu iklim koşulları kadar insanların doğaya müdahalelerinin de hastalık dinamiklerini etkilediğini gösteriyor. Özellikle ormanlık alanların kesilerek tarıma açılması, bozkır alanların sürülmesi, yeni yerleşim alanları oluşturulması ve habitat yapısının değiştirilmesi bazı kemirgen türlerinin çoğalmasına yol açabiliyor. Bu nedenle ülke genelinde bölgesel ve tür bazlı tarama yapılması gerekiyor." şeklinde konuştu. Sözen, ayrıca Türkiye'de daha önce dünya literatüründe taşıyıcı olduğu bilinmeyen bazı kemirgen türlerinde de hantavirüs tespit edildiğini, bunun hem biyolojik çeşitlilik hem de hastalıkların doğa-insan etkileşimiyle şekillenen yayılım dinamikleri açısından önemli veriler ortaya koyduğunu sözlerine ekledi. Türkiye'de daha önce dünya literatüründe taşıyıcı olduğu bilinmeyen bazı kemirgen türlerinde de hantavirüs tespit edildiğini, bunun hem biyolojik çeşitlilik hem de hastalıkların doğa-insan etkileşimiyle şekillenen yayılım dinamikleri açısından önemli veriler ortaya koyduğunu sözlerine ekledi.

Thumbs B C Cacbf640215D758C932701377D94C65D

Kaynak: ANADOLU AJANSI