UŞAK'TA SİYANÜRLÜ SUYUN DERE YATAĞINA SALINDIĞI İDDİASI DOĞRU MU?

Uşak’ta altın madeninin siyanürlü suyunun Eşme Karacaömerli köyündeki dere yatağına salındığı iddia edildi. Madene 2 buçuk kilometre mesafedeki alana teknik olarak suyun bu şekilde ulaşmayacağını bildiren yetkililer, su kullanımı için kendi barajlarını kurduğunu, siyanürlü suyun salınmasının maddi anlamda kayıp olduğu için dönüştürülerek kullanıldığını ve doğaya hiçbir şekilde deşarj yapılmadığını bildirdi.

Merkez Bankası eski Başkanlarından İYİ Partili Durmuş Yılmaz’ın doğup büyüdüğü köyü Eşme’ye bağlı Karacaömerli’de akmayan bir dereden akan suların, TÜPRAG tarafından işletilen Kışladağı altın madeninden sızan sular olduğu öne sürüldü. Şirket yöneticileri, buradaki mesafenin maden sahasına 2 buçuk kilometre olduğu ve bunun teknik olarak mümkün olmadığı belirtildi. Edinilen bilgilere göre; TÜPRAG tarafından işletilen altın madeninin su sistemini kendi yaptırdığı Gedik Barajı’ndan sağladığı ve burada akan suyun, bölgede inşaat halinde bulunan bir bölümden gelen fazla yağmur suyu olduğu ve her hangi bir kimyasal madde barındırmadığı öğrenildi. Öte yandan söz konusu alanda Uşak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ekiplerinin de detaylı bir inceleme yapacağı kaydedildi.

MADEN SAHASINDAN SİYANÜRLÜ SU SALINDIĞI ÖNE SÜRÜLDÜ

Bir süredir Uşak’ta su kaynaklarıyla ilgili kentteki bazı basın ve yayın organlarına video çekimiyle basın açıklaması yapan İYİ Parti Uşak İl Başkanı Hakan Savaş, İYİ Parti Ankara Milletvekili ve Merkez Bankası eski Başkanlarından Durmuş Yılmaz’ın doğup büyüdüğü köy Karacaömerli’deki, dere yatağına altın madeninden su tahliye edildiğine dair ihbarlar aldıklarını belirterek, bölgedeki köylülerle birlikte bir basın açıklaması yaptı. Burada videolu olarak açıklama yapan Hakan Savaş, “Sahibi olmayan, milletvekilleri olmayan ve bir madene teslim edilmiş bir şehirdeyiz. TÜPRAG altın madeni sınırlarındayız. Bundan birkaç gün önce altın madeninin siyanürlü havuzundan bilinçli olarak su salındığı ve köylüler tarafından doğaya salındığı bize söylendi” ifadelerini kullandı. Köylü bir vatandaş, “Perşembe günü bir faşıltı sesi geldi ve burada 2 metre yüksekliğinde su aktığını vatandaşlarımız belgeledi ve görüntüledi. Biz bu suyun siyanürlü olduğunu düşünüyoruz” dedi. Başka bir köyle de tarım ve hayvancılığın bittiği ifade etti. Aynı vatandaş, “Maden istihdam sağlıyor ama hastalıklar başladı. İnsanlar kardeşim, ağabeyim veya amcam çalışıyor diyor. Bizim derdimiz doğaya sahip çıkmak. Son zamanlarda Uşak’ta su sıkıntısı var ve gece salınan su neyin nesidir” dedi. “Burada ya siyanürlü suyu salıyorlar gibi bir durum var” sözlerini ortaya atan Hakan Savaş’la konuşan bir başka vatandaş da, “İnsan sağlığına önem verilsin. Bizim derdimiz bu. Önlem alınacaksa alınsın. Neyi anlatacağımı bilmiyorum. Buranın ne kadar su harcadığı yıllar önce açıklandı” ifadesini kullandı. Son kez konuşan Hakan Savaş, “Siyanür zehirli ama bugün altın madeninin ÇED raporu 10 yıldır yayınlanmıyor. Bu bir suçtur. Altın madeni günde 100 bin kişinin kullandığı suyu tek başına kullanıyor. 20 metreden çıkan su şimdi 300 metreden çıkıyor. Altın madeninin su tüketimi tarımı olumsuz etkiliyor” iddiasını ortaya attı.  Öte yandan edinilen bilgiye göre altın madeni yetkilileri, bu konuyla ilgili bir açıklama da yaptı. Altın madeni, bu açıklamada söz konusu suyun aktığı alan ile maden sahası arasındaki mesafenin kuş uçumu 2 buçuk kilometre olduğunu bildirdi.

ALTIN MADENİ SU KAYNAKLARINI KENDİ KURDUĞU GEDİK BARAJINDAN SAĞLIYOR

Son dönemlerde ne kadar su harcadığını bildirmediği ifade edilen TÜPRAG altın madeninin, maden sahasında kullandığı suyu karşılamak için bölgeye bir yağmur suyu toplama göleti yaptığı ve buradaki kaynaktan yararlanarak su havzasını beslediği öğrenildi. Maden sahasındaki suyun sürekli dönüştürüldüğü ve suyun tahliye edilmediği de öne sürüldü.

SİYANÜRLÜ MADEN SUYUNU SALMAK ALTIN MADENİ İÇİN MADDİ KAYIP, BU NEDENLE SUYU SALMIYORLAR!

Öte yandan köylünün ve Hakan Savaş’ın “Siyanürlü suyu saldılar” iddiasıyla ilgili de edindiğimiz bilgiler de bunun gerçekçi olmadığını yönünde. Çünkü altın madenleri siyanürlü suyu salmak yerine sürekli devir daimle kullanarak, kullandıkları kimyasal maliyetlerini aşağıya çekiyor. Bu bağlamda Karacaömerli köyünde akan suyun, bölgede inşaat halindeki bir tesisten gelen su olduğu da tahmin ediliyor.

SİYANÜRLÜ SUYUN EN BÜYÜK ZARARI HAVAYA

Öte yandan siyanürle altın madenciliği bir çok çevreci birlik ve kurum tarafından onanan bir yöntem değil. Siyanürlü suyla yapılan altın madenciliğinin en büyük zarar verdiği alanın hava yani atmosfer olduğu ifade ediliyor. Daha önce Uşak’ta bir dizi panel veren TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası yetkilileri, siyanür liçi ile yapılan altın madenciliğinin vahşi bir yöntem olduğunu ve bunun atmosfere zarar verdiğini ifade etmişti. Jeoloji Mühendisleri, bununla ilgili şu bildiriyi yapmıştı: “Siyanürün huyu suyu önemli. Siyanür sofra tuzunu andıran beyaz renkli kristalize sodyum (NaCN) ya da bazen potasyum siyanür (KCN) tuzları biçiminde gelecek. Bunlar, suya katılıp çözeltilecek. Suda, CN- iyonları olacak. Siyanür zor denetlenebilir bir kimyasal madde. Nasıl davranacağı suyun pH’ı olarak adlandırılan H+ iyonu bolluğuna, asitliğine çok bağlı. Örneğin pH’ı 6,5-7,0 olan bir içme suyunda çözelteceğiniz siyanürün hepsi hemen hidrojenle birleşip hidrojen siyanür gazına, HCN’e dönüşüyor. Havadan hafif olan bu gaz çok kolay yayılıyor. Siyanürü hangi biçiminde olursa olsun yerseniz, fazlasını derinize sürer ya da dökerseniz zaten zehirleniyorsunuz. Akıllı iseniz bunları elbette yapmazsınız. Bilmediğiniz yerlerde de bir sürü uyarı levhası sizi bu tehlikeden uzak tutmaya çalışır. Gaz ise öyle değil. Renksiz. Hafif bir badem kokusu var, ama onu da çok yoğun değilse kolayca algılamayabilirsiniz. Ve hidrojen siyanür gazını solursanız Eşmeliler gibi, ya da daha kötü olursunuz”.
 

EDİTÖRÜN YORUMU:

İŞİN BİR BAŞKA BOYUTU: ALTIN MADENİNE ON BİNLERCE İŞ BAŞVURUSU VAR!

Altın madeniyle ilgili bugüne kadar ortaya konan çevreci ifadelerin içinde eksiklerin bulunduğu ve bu konuyla ilgili yığınla ve farklı görüşler içeren bilgilerin bulunduğu bir gerçek. Olası bir kamuoyu araştırmasında altın madenlerine karşı olanların oranı yüzde 50’nin üzerinde çıkabilir. Hatta yüzde 70’i geçer. Fakat altın madenine karşı çıkanlar dahi, altın madenini bir iş sahası olarak görüyor. Altın madenine bundan 10 yıl önce iş başvurusu yapanların sayısı 40 bini bulmuştu. Bunun yanı sıra, kentin yetkilileri ve ilgilileri ne zaman ekonomik olarak sıkıntılı bir iş olsa madenin kapısını çalıyorlar. Uşak’a atanan her vali, kompozit başlık ve gözlükle orada poz verebiliyor. Altın madeni ne zaman bu kentte cevher kalmadığını görür ve tası tarağı toplar giderse, işte o zaman maden bu şehre zarar verdi söylemleri ortaya atılabilir. ALİ ARASLI///

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Engelli memurlara faizsiz TOKİ konutu imkanı...
Engelli memurlara faizsiz TOKİ konutu imkanı sunulmalı

Haberi Oku