TEMA Uşak İl Temsilcisi Prof. Dr. Barış Metin, bir maden firmasının Uşak’ın Banaz ilçesine bağlı Bahadır köyü mevkiinde, çinko, bakır, gümüş ve altın içeren maden ocağı ve cevherin kimyasal olarak ayrılıştırılması için ÇED başvurusu dosyası sunduğunu ifade etti.
UŞAK’IN BANAZ İLÇESİ BAHADIR KÖYÜNE MADEN VE CEVHER İŞLEME TESİSİ
Uşak’ın Banaz ilçesine bağlı ve su kaynaklarının bulunduğu bölgede yer alan Bahadır köyünün bulunduğu bölgede faaliyet göstermek isteyen Soyap Madencilik A.Ş., tarafından ÇED talebinde bulunuldu. 4’üncü Grup kurşun, çinko, bakır, gümüş ve altın içeren kompleks yeraltı maden ocağı ile kırma ve cevher zenginleştirme tesisi için ÇED sunulmasını duyurulan TEMA İl Temsilcisi Prof. Dr. Barış Metin, sürecin güncel değerlendirme aşamasında olduğunu kaydetti.
Başvuru dosyasına göre bilgi veren Prof. Dr. Barış Metin, burada yoğun su kullanılacağını, atık oluşacağını ve kimyasal işlemler nedeniyle havza üzerinde çevresel baskı oluşturma potansiyelinin bulunduğunu aktardı. Prof. Dr. Barış Metin, gazetecilere yaptığı açıklamada, bölgede Gökkaya Barajı’nın yatırım planına alındığını ve bu projenin büyük sıkıntıya girebileceğini belirterek, şu ifadeleri kullandı: “Yani bölgenin su potansiyelini korumaya ve geleceğe taşımaya yönelik bir kamu yatırımı planlanırken, su kaynaklarına yakın bir alanda ağır madencilik ve cevher zenginleştirme tesisi kurulmasının gündeme gelmesi ciddi bir çelişki yaratıyor”.
KİMYASAL PROSESLER BÖLGEYE ZARAR VEREBİLECEK POTANSİYELİNİ BARINIRABİLİR
Maden işletmesinde kullanılacak kimyasal proseslerin bölgeye zarar verecek potansiyeli barındıracağını kaydeden Prof. Dr. Barış Metin, ağır metal içerikli sızıntılar ve proses sularının yer altı ve yer üstü kaynakları için kalıcı riskler doğurabileceğini kaydetti. Prof. Dr. Barış Metin, “Bu bölge, Banaz havzası ise yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de içme suyu, tarım ve ekosistem dengesi açısından yaşamsal öneme sahip bir coğrafya. Bu nedenle sürecin yalnızca ekonomik değil; su güvenliği, halk sağlığı, tarımsal üretim ve doğal yaşam bütünlüğü açısından da ele alınması gerekiyor” diye konuştu.





