Cuma hutbesinde dinin temel inanç esaslarından birinin peygamberlere iman olduğu anlatıldı. Peygamberlerin, Allah tarafından seçilen elçi olduğu ve hak ve hakikatin temsilcileri olduğu aktarılırken, “Onlar; insanlığa, ebedi kurtuluş yolunu göstermek için gönderilmiştir. Peygamberler, insanları; tek olan Allah’a iman etmeye, yani tevhide davet etmişlerdir” ifadesine yer verildi. Hutbede, Hz Adem ile başlayan peygamberlik vazifesinin, Ramazan ayının Kadir Gecesi’nde Hz Muhammed’e indirilen Kuran-ı Kerim ile sonlandırılmıştır denildi.
KURAN-I KERİMDE PEYGAMBER, ARZU VE HEVESİNE GÖRE KONUŞMAZ
İslam alemine gönderilen Hz. Muhammed’in zulüm içindeki toplumu değiştirdiği hatırlatılarak; yaşanmaz denilen dünyayı saadet asrına, cehaletin karanlığını ise aydınlığa çevirdiği kaydedilen hutbede dünyada iyiliğin hakim olması için Kuran ve sünnete sarılmanın tek doğru olduğu anlatıldı. Yaratıcı güç olan Allah’ın Kuran-ı Kerimde, “Peygamber, arzu ve hevesine göre konuşmaz. Onun size okuduğu, kendisine indirilmiş vahiyden başka bir şey değildir” buyurmaktadır. Bu sebepledir ki, Peygamberimizi ve onun rahmet yüklü mesajlarını “yanılsama” olarak değerlendirmek doğrudan Allah’ın kelâmına, Allah’ın iradesine, Allah’ın dinine yapılmış bir saldırıdır” ifadesi kullanıldı. Peygamberler arasında asla ayrım yapılmaması gerektiği vurgulanan Cuma hutbesinde, yaklaşmakta olan Kadir Gecesi ve 18 Mart Çanakkale Zaferi tebrik edildi.





