Özel Haber

Romanlar kendilerine verilen sözlerin tutulmasını istiyor

Uşak Roman Kültür Araştırma ve Geliştirme ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fedayi Yedikule romanlara verilen sözlerin yerine getirilmediğinden yakındı.

Abone Ol

Dernek binasında bir basın toplantısı düzenleyen Yedikule, romanlara iş ve istihdam konusunda yerel yönetici ve siyasilerin söz verdiğini hatırlattı. Geçen süreçte verilen sözlerin tutulmadığından yakınan Yedikule, “Biz romanlar bundan sonra kimseyi sırtımızda taşımayacağız. Özellikle siyasiler nasıl davranmamızı istiyorsa öyle davranacağız” şeklinde sert konuştu.

“AK PARTİLİ KİMLİĞİMİZİ HİÇ BİR ZAMAN GİZLEMEDİK”

Kendilerine defalarca söz verilmesine rağmen son taşeron yasası ile bir romana bile istihdam sağlanmadığını belirten Yedikule, Uşak’ta yaşayan yaklaşık 7 bin nüfusu ve 4 bin oy potansiyeli olan bir camia olarak verilen sözlerin yerine getirilmesini ve ayırımcılık yapılmamasını istedi.

İşte Yedikule’nin basın açıklamasından bazı başlıklar:

“Uşak Roman Kültür Araştırma ve Geliştirme ve Dayanışma Derneği olarak gönül verdiğimiz AK Parti il teşkilatları ve yerel yöntemcilerimizin biz romanlara karşı tutumları üzerine bir basın açıklaması yapma ihtiyacı duyduk.

Uşak’ta yaklaşan 7 bini aşkın roman kardeşlerimizin hakkını savunmak için üst düzey yöneticilerimizle ilişkilerimizi sıkı tutmaya çalıştık ve gayret ettik.. Bunun yanı sıra AK partili kimliğimizi sergilemeden çekinmedik ve Sayın Cumhurbaşkanımızı her konuda destekledik. Türkiye Romanlar Derneği federasyonu ile Sayın Cumhurbaşkanımızı destekleyen hareketler yaptık.

Buna rağmen geldiğimiz noktada bizim geldiğimiz nokta çok üzücüdür. Özellikle Uşak belediyesi, bu desteğimize rağmen bizi görmezden gelmiş, iş ve istihdam konusunda söz vermesine rağmen bize verdiği sözleri tutmamıştır. Bu bizi üzmektedir. Niye bizler görmezden geliniyor?  Alevisi sunisi, roman olanı olmayanla bir uzlaşı kültürü yaratıp biz romanlara barış içerisinde yaşamaya çalışırken, resmi makamlarımızın bu konuda kakı sunmaması düşündürücüdür ve üzüntü vericidir.

Taşeron yasası geçti. Resmi makamlar bunun geçeceğini biliyordu. Halk yeni öğrendi. Bilinçli ve sistematik bir hareket tarzı izlenerek, Uşak’ta sıkı ilişkiler kurduğumuz, AK Parti teşkilatları ve il başkanları, İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Nacar ve Belediye Başkanımız Sayın Nurullah Cahan olmak üzere iş taleplerimiz iletildi. Ama taşeron yanında çalışan işçimiz olmadığı için bir roman bile işe alınmadı. Burada 7 bin romandan bahsediyoruz. Yaklaşık 4 bin oy potansiyelinden bahsediyoruz. Uşak’ta bizi görmezden gelenler niçin ayırımcılık yapıyorlar? Bunu da merak ediyorum.

BİZİ GÖRMEZDEN GELENLER VAR OLAMAZ

Bunu bir tehdit olarak söylemiyorum. Biz bir gücüz oy potansiyeliyiz. 10 kişiyi bir evde toplayıp oy dilenenlere bize yüzlerce kişiyi bir araya getirerek oy topladık. Şimdi bu hizmetimizin karşılığını istiyoruz.

Bizim sırtımızda taşıdıklarımız bizi sırtımızdan vuruyor. Bizm bunu kabul etmemiz mümkün değil. Uşak’ta yaşayan Roman halkına danışarak bir karar aldık. Bundan sonra nasıl bir yol izleyeceğimiz ve tavır göstereceğimizi bekleyerek zaman içerisinde belirleyeceğiz. Bundan sonrası Uşak’ı yöneten idarecilerimizin elinde. Siz nasıl isterseniz öyle davranacağız. Roman toplumunun ihtiyaçlarına sırt dönerseniz, kusura bakmayın biz bizi sevecek birini her zaman buluruz.

Biz Türkiye’de varız, bu toplumda varız. Toplumun diğer kesimleri ile bir ortak noktada buluşmak isteği ve bizi yöneten resmi kurum ve kuruluşların kutsallığına duyduğumuz saygıdan sustuk. Ama artık dayanacak gücümüz kalmadı. Sürekli bir yandaş kayırma, kendi çevresinden başkalarını görmeyen zihniyetteki idarecileri istemiyoruz. Biz de varız. Bizi de görün. Çaresizlikten dolayı bir Roman genci suç işlerse bizim yüreğimiz acıyor. Bu suçta memlekette idareci olarak oturanların hissesi vardır.

Bana gelip de, “başkanım biz ne yapacağız?” diye soran gençlerimize verecek cevabım olsun istiyorum. Bu kadar da zor şeyler istemiyoruz. Niye komşuları ile barış içinde yaşamak yerine sürekli sorun çıkaran insanlardan bahsedelim?  Bunları 3-5 yılda çözeriz. Tek beklentimiz resmi birimlerin bizim yanımızda olmasıdır.

Her seferinde resmi kurumlara işçi alımında roman vatandaşların görmezden gelinmesi bizi üzmektedir. Artık bunun değişmesi gerekmektedir. Milletvekillerimize o kadar destek olduk, arakalarında olduk. Bugün bizim arkamızda olamayan vekillerimize üzülüyoruz. Bu insanlara yazık bu insanların samimi duygularla oynandı. Ayıptır yazıktır.

KİMSEYİ SIRTIMIZDA TAŞIMAYACAĞIZ

Bizim beklentimiz şudur: Uşak’ta ciddi makamlarda oturan kişiler bir söz vermişse bu sözün bir ehemmiyeti ve ağırlığı olmalıdır. Artık romanlar olarak araçlarla şehir dışına gidip satış yapmamıza da yasalar izin vermiyor. Mecburen anlamadıkları işlerde SGK’lı olarak çalışmak zorundalar. “

Fedayi Yedikule, romanlara karşı bazı ayırımcı davranışların devam ettiğini belirterek bu ayırımcılık sayılacak olayları şöyle sıraladı: “İnsanlarımız kiralık ev bulmakta sıkıntı çekiyor. Roman olamayan vatandaşlar bizlere ev kiralamak istemiyor.

İş Kur vasıtası ile geçici olarak okullara gönderdiğimiz roman gençlerimize ayırımcılık yapılıyor. Eğitimciler bile bu ayırımcılığı yapıyorsa işimiz çok zor.

Romanız diye iş verilmiyor. Başkan olarak ben de işsizim. İşsiz insan mecburen suça itilir. Bu gençlere kıymayalım.

Uşak’ı yönetenler, siyasi parti başkanları ve milletvekilleri şunu bilsin ki, biz romanılar bu şartlar devam ettiği sürece hiç kimseyi sırtımızda taşımayacağız. Bekleyeceğiz. Nasıl davranmamız istiyorlarsa öyle davranacağız.”

 HABER / SALİH KILINÇ