Ramazan ayının sona ermesiyle vatandaşlar gözünü tatlı ve şeker ürünlerine çevirdi. Bir ay süreyle oruçlarını tutarken gün içerisinde bir şey yiyip içmeyen vatandaşların, bayramın başlamasıyla birlikte tatlı ve hamur işi ürünlere yüklenmemesi gerekiyor. Uzmanlar genel olarak bu dönemde mide için daha hafif ve ferah ürünler tüketilmesini tavsiye ederken, Diyetisyen Tamer Tosbıyık’da Uşaklı vatandaşları bayram öncesi uyardı ve bir dizi tavsiyelerde bulundu.
ŞEKER DENGESİ İÇİN KAHVALTIDA MUTLAKA KARBONHİDRAT İHTİYACINI KARŞILAYAN EKMEK TÜKETİN
Uşaklı olan Diyetisyen Tamer Tosbıyık, Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun olduğu 2022 yılından bu yana Uşak’ta danışmanlık hizmetine devam ediyor. Tamer Tosbıyık, dini bayramlar arasında Ramazan bayramının çok karbonhidrat tüketilmesinden dolayı kurban bayramına göre daha tehlikeli olduğunu ifade ediyor. İnsanların oruçtan çıktıktan sonra bir anda yemeye başlamasıyla kilo artışının bu dönemde sık yaşandığını ifade eden Tosbıyık, hamur işi kültürünün toplumda yaygın olduğu için hemen hemen tüm öğünlerde kullanılması durumunun olayı karman çorman hale getirdiği görüşünde bulunuyor. Bunun için kahvaltıdan başlamak üzere daha hafif ve bünyeyi yormayan besinlerle güne başlanması gerektiğinin altını çizen Tosbıyık, kahvaltıda karbonhidrat ihtiyacını karşıladığı için mutlaka ekmek tüketilmesinin doğru olacağını belirtiyor. Sabah saatlerinde alınacak karbonhidratla günün ilerleyen saatlerinde şeker ihtiyacının düşmeyeceğini belirten Tosbıyık, bu sayede tatlı ve şeker kaçamağının daha az olacağını da sözlerine ekledi. Gün içinde daha hareketli olunduğundan yenen besinlerin daha kolay yakıldığını ifade eden Tosbıyık, akşam vakitlerinde yiyerek yatmanın çok tehlikeli olduğunu söyledi. Ancak, gece işlerinde çalışanlara veya akşam vakitlerinde hareketli olanlara belli saatten sonra yemek yemeyin tavsiyesinde bulunmadıklarını vurgulayan Tosbıyık, aksine ara öğünler halinde karbonhidrat ve protoin tüketmesi önerisi yaptıklarını ifade etti.

TATLININ YANINDA AYRAN, SÜT GİBİ PROTEİNLER TÜKETİN
Öğünlerin atlanmadan mutlaka yerine getirilmesi gerektiğini ifade eden Tosbıyık, danışmanlık hizmeti alanların diyet programını yaşam ve çalışma koşullarına göre ayarlayarak kontrol altında tutmaya çalıştıklarını söyledi. Oruç tutarken gün içinde yemeden geçen zamandan sonra bayramla birlikte bir anda yemeğe başlanıldığı için bu döneme çok dikkat edilmesi gerektiğini aktaran Tosbıyık, “Şeker Bayramı tırnak içinde ‘karbonhidrat bayramı’ olduğu için proteini ihmal ederek börek, çörek, tatlı gibi bol karbonhidratlı hamur işlerine yoğunlaşıyoruz. Bunlar bi anlamda bizim geleneğimiz olsa da bunların yanında çok basit marketten aldığımız proteinler olan süt ayran gibi besinler tüketebiliriz” dedi. Proteinin anlamının et, tavuk ve balık gibi yüksek besinler olmadığını aktaran Tosbıyık, böyle basit proteinlerle bayramın daha güzel ve rahat geçireleceğini ifade etti. Çok fazla alınan karbonhidrat miktarının vücutta direk yağlanma oluşturduğu tehlikeli duruma dikkat çeken Tosbıyık, özellikle öğlen saatlerinde mideye yüklenilmemesi gerektiğini bu durumun midede yanma gerçekleştirebileceğini ve vücut sisteminde bozulmalar yaratacağını ekleyerek sabah kahvaltısının en önemli öğün olduğu ve sağlam yapılması gerektiğini vurgulayarak tavsiyelerini sıraladı.





