Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aslı Sağıroğlu ve ekibi, Zile Mahallesi'ndeki kadim mezarlıkta bulunan 123 tarihi mezar taşı üzerinde kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdi. Sağıroğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mezarlığın çok eski bir geçmişe sahip olduğunu belirterek ekibiyle birlikte geniş kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Yapılan yüzey araştırmasında 123 mezar taşının belgelenmesi sağlandı; fotoğrafları çekildi, rölöve çalışmaları yapıldı, çizimleri hazırlandı, estampaj örnekleri çıkarıldı ve taşlardaki kitabeler okundu. Yaklaşık 80 mezar taşında kitabe bulunduğunu belirten Sağıroğlu, en erken tarihli taş üzerinde Türkmen boylarına ait bir damga tespit ettiklerini ve bu damgaların 11. yüzyıla tarihlendiğini ifade etti. Bu bulgular doğrultusunda, mezarlığın 11. yüzyıldan bu yana kesintisiz olarak defin işlemlerine ev sahipliği yaptığı belirlendi.
DÖNEMLERE AİT ÖZGÜN MEZAR TAŞI FORM VE MOTİFLERİ
Sağıroğlu, mezarlığın korunmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak tarihi mezar taşlarının bulunduğu yerlere yeni defin yapılmaması gerektiğini söyledi. Alanda farklı dönemlere ve özelliklere sahip çok sayıda mezar taşı bulunduğunu ifade eden Sağıroğlu, özellikle mihrabiye tipli mezar taşlarının dikkat çektiğini belirtti. Baş ve ayak şahidelerinde mukarnaslı ve kademeli mihrap formuyla şekillendirilen bu taşların erken Osmanlı ve beylikler dönemi sanat anlayışını yansıttığını dile getirdi. Ayrıca, geç Osmanlı dönemine ait bezemeli mezar taşlarında merhumların meslek ve kişilik özelliklerinin resimsel imgeler ve kabartmalarla ifade edildiğini aktardı. Kahraman veya yiğit kişiler mızrak, tüfek ya da tabanca ile; kadınlar çiçek buketleri ve vazodan çıkan çiçeklerle; din alimleri ise ibrik bezemesiyle sembolize edildi.
SOSYOLOJİK VE TOPLUMSAL VERİLER SUNAN TARİHİ MİRAS
Sağıroğlu, mezarlıkta sıkça karşılaşılan kabartma motiflerinin yüzey araştırmasıyla belgelenerek bölge halkına tanıtıldığını söyledi. Osmanlı dönemine ait Mührü Süleyman ve çarkıfelek motifli kitabeli mezar taşlarının tek tek okunduğunu belirten Sağıroğlu, bölgede yaşamış hacı, şeyh ve seyit lakaplı ailelerin mezar taşlarının da tespit edildiğini aktardı. Bu mezar taşlarının sosyolojik ve toplumsal açıdan önemli bilgiler sunduğunu ifade eden Sağıroğlu, doğal ortamda bulunmalarına rağmen alçak kabartma tekniği kullanılan taşların büyük oranda günümüze ulaşabildiğini sözlerine ekledi.




